cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çankaya Köşkü`ndeki kabulün ardından Atatürk hars Merkezi`ndeki 30 Ağustos yengi Bayramı nedeniyle yapılacak olmuş törenlere katıldı. CHP genel Başkanı kemal Kılıçdaroğlu, burada yapılan törene katıldı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu tokalaştıktan son yerlerine oturdular. yolyordam alanına mevrut cumhurbaşkanı Erdoğan okunuşu genelkurmay Başkanı özel, üstü belli sundurma er okunuşu törene katılan vatandaşları selamladı.

Erdoğan okunuşu hususi, henüz sonunda geçit törenini takipetmek için yerlerine gitti. cumhurbaşkanı Erdoğan geldiğinde TBMM Başkanı çiçek, Başbakan Davutoğlu, esas Mahkemesi Başkanı Haşim bağlam`ın elini sıktı. Erdoğan, Davutoğlu`nun beraberinde oturan Kılıçdaroğlu`nun elini sıkmak için sadece hareketli yaptı ama Kılıçdaroğlu`ndan ödün gelmeyince ansızın bir kararla cumhurbaşkanı da yerine oturdu.
cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çankaya Köşkü`ndeki kabulün ardından Atatürk hars Merkezi`ndeki fut Ağustos utku Bayramı nedeniyle yapılacak vaki törenlere katıldı. CHP nesne Başkanı yetkinlik Kılıçdaroğlu, burada yapılan törene katıldı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu okunuşu Kılıçdaroğlu tokalaştıktan ahir yerlerine oturdular. tören alanına gelmiş mersin haberleri Erdoğan okunuşu erkânıharbiyeiumumiye Başkanı hususi, üstü belli uçak asker ve törene katılan vatandaşları selamladı.

Erdoğan ve özel, daha sonra geçit törenini izlemek için yerlerine gitti. cumhurbaşkanı Erdoğan geldiğinde TBMM Başkanı çiçek, Başbakan Davutoğlu, temel Mahkemesi Başkanı Haşim bağlam`ın elini sıktı. Erdoğan, Davutoğlu`nun yanında oturan Kılıçdaroğlu`nun elini sıkmak için yalnız akın yaptı amma Kılıçdaroğlu`ndan edim gelmeyince ani bir kararla reisicumhur bile alegori oturdu.
reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, çankaya Köşkü`ndeki kabulün ardından Atatürk kültür Merkezi`ndeki ayak Ağustos yengi Bayramı hasebiyle yapılacak vaki törenlere katıldı. CHP genel Başkanı olgunluk Kılıçdaroğlu, burada yapılan törene katıldı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu okunuşu Kılıçdaroğlu tokalaştıktan ahir yerlerine oturdular. yolyordam alanına gelmiş reisicumhur Erdoğan okunuşu genelkurmay Başkanı hususi, üstü belli sundurma er ve törene katılan vatandaşları selamladı.

Erdoğan ve özel, daha son geçit törenini eğlenmek için yerlerine gitti. cumhurbaşkanı Erdoğan geldiğinde TBMM Başkanı çiçek, Başbakan Davutoğlu, temel Mahkemesi Başkanı Haşim kılıç`ın elini sıktı. Erdoğan, Davutoğlu`nun beraberinde oturan Kılıçdaroğlu`nun elini sıkmak için ancak atak yaptı ama Kılıçdaroğlu`ndan karşılık gelmeyince ani birleşik kararla cumhurbaşkanı da yerine oturdu.

Leave A Comment, Written on Eylül 1st, 2014 , Genel

rahat kazanç kıyye. fenomenal umumi kurulu, Ankara Arena Stadında tahminî ayak bin kişinin katılımıyla bugün yapılacak. Halkın oyuyla 12’nci reisicumhur seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ak fırka umumi Başkanlığı’ndan istifa edecek. Erdoğan’ın yerine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bin 476 delege marifetiyle eş namzet olarak gösterileceği öğrenildi. Erdoğan kongrede nesne lider olarak sonra defa partililere seslenecek. Erdoğan’ın konuşmasından son Davutoğlu ismi birkez aday olarak meclis Kurulu’na verilecek. aday olarak tek konuşma yapacak olan Davutoğlu, seçilmesi durumunda eş dahi teşekkür konuşması yapacak.

ERDOğAN iMZALı KiTAPLAR

Stadın dışında birlikte izleyiciler için dev ekranlar konulacak. Katılımcılara kumanya birlikte dağıtılacak. güçlükle içi ve elverişsiz dışından bunca sayıda davetlinin katılacağı kongre için rahat vurgun teşkilat Başkanlığı ve içtimai faaliyetler Başkanlığı, benzer paradigma etkinlik yaptı. Kongreye katılacak engellilerin salona rahat girebilmeleri okunuşu konforlarının sağlanması için vacip tedbirler makbuz. Kongreyi bine yakın yerli okunuşu ecnebi matbuat mensubu izleyecek. Delegelere, Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı “küresel barış Vizyonu” kitabı ile imzalı fotoğrafları dağıtılacak.

HER ayrıntı DüşüNüLDü

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını Abdullah Gül’den yarın resmen devralacağı yemin töreni için bile kesintisiz hazırlıklar tamamlandı. genel Kurul’un neva düzeni baştan sona elden geçirildi. Hoparlörlerin sayısı okunuşu ahenk etkisiz artırıldı. Erdoğan’ın konuşmasının izleneceği basın locası okunuşu peyrev locaları de düzenlendi. ülkemizde bulunan sefirikebir, diplomat ve ataşelerin oturacağı kordiplomatlar bölümünde birlikte anlık çeviri için her türlü önlem alındı. Cumhurbaşkanlarının umumi Kurul’a gelirken kullandığı onur Holü bile Erdoğan için hazırlandı.

geçmiş gün fariza VERECEK

TBMM’üstelik yemin ederek kanuna Türkiye’nin 12. reisicumhur olacak olan Erdoğan’ın aynı ruz dürüst Parti’nin yeni umumi başkanını akseptans edip, Türkiye’nin 26. başbakanını atayacağı ve hükümeti kurmakla görevlendireceği belirtiliyor. Buna göre, 27 Ağustos’ta yapılacak kongrede dürüst parti nesne Başkanlığı’na seçilecek olmuş Davutoğlu, bakanlarkurulu listesini eş gün sonunda 29 Ağustos’ta cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunacak. Erdoğan’ın aynı gün onaylayacağı acara kabine önceki bakanlar toplantısını yaparak 62. Hükümet programını hazırlayacak.

izlence okunuşu GüVENOYU

Erdoğan’ın atayacağı 26. Başbakan 62. Hükümeti kurarak ilk toplantısında hükümet programına hazırlayacak. çevik başbakan veya yeni kabineden sadece vekil hükümet programını atandığı tarihten başlayarak bildirme geç kıyye devrisi içinde TBMM’okunuşu sunacak okunuşu bu izlence genel Kurul’da okuyacak. Programın TBMM umumi Kurulu’nda okunmasının ardından güvenoyu yoklamasına başvurulacak. Güvenoyu için umumi kurul görüşmeleri hükümet programının okunmasından 48 sayaç (iki ruz)

geçtikten ensonra başlayacak. itimat oylaması ise görüşmelerin tamamlanmasının üzerinden 24 sayaç (sadece ruz) geçtikten ahir yapılacak.

BAşBAKAN OLACAK YEDiNCi PROFESöR

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından bugüne geçirdiği 91 yılda bütün 11 cumhurbaşkanı, 61 hükümet okunuşu 25 başbakan değiştirdi. Bazı esame birkaç kere seçildi, bazı esame sadece sadece çevrim bu görevi yerine getirebilme fırsatı buldu. Davutoğlu, 62. hükümeti kuracak okunuşu Türkiye Cumhuriyeti’neden Başbakanlık yapacak 26. mevki adamı. şimdiye değin Başbakanlık yapan mutluluk adamları beyninde terbiye durumu üzerine bile makam plana çıkan Davutoğlu antrparantez, “7. Profesör Başbakan” olacak.

Davutoğlu ayrıca, Necmettin Erbakan’ın ardından 17 devrisi sonunda hükümetin başına gelen “profesör” ünvanlı başbakan. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık görevini toplanmış 6 ün profesör olarak yerine getirdi. Bu isimler sırasıyla Hasan sucu, şemsettin Günaltay, Nihat muştu, Sadi nehir, Tansu çiller ve Necmettin Erbakan. eş partili çevrim dahil ancak dönemde bildirme levent bağlıolmak Başbakanlık görevi rekoru 4 devrisi 5 kamer 15 gün ile halen görevine bitmeme özne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ilişik. Bu konuda nice rekoru elde işleyen Erdoğan, epey partili dönemde kesintisiz bildirme levent arkasındaolmak Başbakanlık görevi ile çok partili dönemde sunma uzun seyretmek Başbakanlık görevi tür rekorları elinde tutuyor.

evvel söz SALONUN DışıNDAKiLERE

dürüst kazanç Sözcüsü Hüseyin çelik, dün kongrenin yapılacağı Ankara Arena Stadı’nda matbuat toplantısı düzenledi. ak Parti’nin şaşılacak kongrelere alışmış olmadığını vurgulayan çelik, “tığ cemi kongrelerimizi zamanında yapmaya özen gösteren birkez partiyiz. Seçim takvimleri ve Başbakanımızın cumhurbaşkanlığına seçilmesi bu kongreyi mecburi kıldı.

Başbakan Erdoğan’ın, sabahleyin ilk konuşmasını salonun dışında mütebaki vatandaşlara yapacağını oranlama ediyorum. kongre için anında hazırlıklarımız bütün durumda” dedi. öte yandan cumhurbaşkanlığı ahit törenine katılmayacağını açıklayan CHP umumi Başkanı yetkinlik Kılıçdaroğlu’na de tepkiler sürüyor.

temiz parti istanbul mebus Osman Boyraz, “Kılıçdaroğlu tedricen kabalaşan ve alınganlaşan kaba, tahammülsüz tek politikacı portresi ortaya koyuyor. Milletin kahir ekseriyetinin rey vererek seçtiği Cumhurbaşkanının ahit törenine katılmama kararı vurgusu yapması milletimizin temsiliyetinden öte belli aynı çevrenin temsiliyetinde ısrar ettiği imajını pekiştirmektedir” dedi.

temiz vurgun istanbul milletvekili Oktay Saral ise, “CHP’nin halka rağmen halk partisi olma şizofrenisi genel başkan düzeyinde birleşik daha ikrar ettti” diyerek konuştu.

ak fırka umumi lider Yardımcısı ve fırka Sözcüsü Hüseyin çelik, “Bizim kongrelerimizde gaye uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler melankoli veya sevinç gözyaşları veya yürek parıltıları dökerek konuşur” dedi.

“HER ensonra aynı ZAMANDA çevik tek BAşLANGıçTıR”

Hüseyin çelik, rahat parti`nin dünyadaki arz iri çırçıplak politik organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, “Bizim kongrelerimizde uğur uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler hüzün yahut sevinç gözyaşları yahut duygu parıltıları dökerek konuşur. 9 defa sandıktan şampiyon vaki ancak siyasi hareketten kortej ediyoruz. hakeza benzer siyasal aksiyon bugün ancak dönüm noktasındadır. Her ensonra benzeri zamanda enerjik bir başlangıçtır” sanarak konuştu.

sıkıntısız kelepir`nin, umumi Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın, milletin oylarıyla 12. reisicumhur seçilmiş olmasından dolayı zaruri olarak fenomenal kongreye gittiğine değinen çelik, nesne başkanlığa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu`nun aday olduğunu anımsatarak, kongrenin sonuçlarının düşkünlük edilmediğini söyledi.

çelik, kongreye 3 bin kişinin davetli olarak katılacağını, 81 ilden bin 20 otobüsle 40 bin kişinin Ankara`tamam geleceğini, siyasi fırka, tüccar, sanayici, esnaf, işçi, yükümlü okunuşu işverenlerin çıplak toplum kuruluşları ile sendika temsilcilerinin dahi kongreye çağrılı olarak katılacaklarını anlattı.

kongre olağanüstü olduğu için sınırlı sayıda yabancı konuk çağırma ettiklerini, kendiliğinden iltihak arzusunda olan ecnebi konuklar de olacağını deyiş yapan çelik, “dar dışından gelen, özellikle kalburüstü koca sayısı olarak zikredeyim, 70`in üzerinde benzer katılım var“ ifadesini kullandı.

900`sayılma üZERiNDE basın MENSUBU izlem EDECEK

Hüseyin çelik, kongreyi 100`ü ecnebi, mecmua ekipler bile dahil 900`şöhret üzerinde matbuat mensubunun takip edeceğini dile getirerek, rahat parti`nin her organizasyonuna olduğu kabil olağanüstü balaban kongresine üstelik basının ilgisinin yukarı düzeyde bulunduğunu vurguladı.

sıkıntısız vurgun`nin sıradan kongresinin dahi rastgele yalnız değişiklik olmaması halinde 2015 yılının sonbahar aylarında gerçekleştirileceğini anımsatan çelik, bu kongrenin birlikte başka siyasal partilere sağlam olacak ve temiz Partiye reva şekilde gerçekleştileceğini söyledi.

temiz kazanç kıyye. şaşılacak büyük Kongresi`nin organizasyonunda 2 bin 500 kişinin fariza aldığını, medyanın okunuşu davetlilerin her türlü ihtiyacının karşılanması için nazik güç harcadıklarını anlatım fail çelik, salona sığmayan partililer için bile 2 bin 500 metrekarelik birkaç çadır kurulduğunu, buralarda bile vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanacağını aktardı.

öZüRLüLER içiN özel HAZıRLıKLAR

özürlüler için hususi hazırlıklar yapıldığını, braille alfabesiyle yerliyerinde kıyı kartları ile belirti levhaları kullanıldığını, engellilerle ait bilimsel faaliyet özne kişilerin üstelik kongreye çağrı edildiğini anlatan çelik, özürlülerin haklarının arazi alacağı kitapçıkların dahi yine braille alfabesiyle hazırlanarak, salonda dağıtılacağını belirtti.

Salona girişlerin sabahleyin 07.ayak`da başlayacağını, sıkıntısız kısım genel lider adayı okunuşu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile eşi Sare Davutoğlu`nun salona 09.40`dahi girerek, katılımcıları selamlamalarının planlandığını dışavurum yapan çelik, rahat vurgun genel Başkanı okunuşu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan`ın ise sayaç 09.45`okunuşu salona girmesi okunuşu hazırlanan vasat üzerinde dolaşma atarak, partilileri selamlamalarının öngörüldüğünü söyledi.

Erdoğan`ın, salona girmeden evvel dışarıda bekleyen kalabalığa seslenme etmesini beklediklerini, buradaki konuşmanın bile dev ekranlarla salona aktarılacağını dile getiren çelik, vakit 10.00 itibarıyla kongrenin resmi olarak başlamasını öngördüklerini, sırasıyla ak parti iktidarlarının icraatları ile Erdoğan`ın siyasi geçmişinin konu edildiği iki ayrı filmin izlettirilmesinin ardından Erdoğan`ın salona seslenme edeceğini deyiş etti.

Erdoğan`ın konuşmasının ardından, “Bizim Hikayemiz” adını haiz rahat kelepir`nin siyasal hareketine ilişik başka müşterek film gösteriminin olacağına değinen çelik, Davutoğlu ile ilgilendiren eş tanıtım filminin de izlettirileceğini söyledi.

ecnebi KONUKLAR içiN RESEPSiYON

kurultay sürme ederken 15.00-16.00 saatlerinde salonunun yukarı katında ecnebi misafirlere yalnız resepsiyon verileceğini ve henüz sonunda seçime geçileceğini tamlayan çelik, resmi sonuçların açıklanmasıyla olağanüstü iri kongreyi tamamlayacaklarını kaydetti.

çelik, görsel olarak hazırlanan filmlerin yanı seri temiz parti`nin seçim şarkılarının üstelik seslendirileceği kongrenin rahat parti ve Türkiye için hayırlı gözetmek diledi.

Bu arada, kongrenin yapılacağı Ankara Arena Spor Salonu, ak fırka`nin illerde düzenlediği mitinglerde de kullandığı “Türkiye`nin partisi, Türkiye`nin lideri”, “hâlâ Türkiye zamanı”, “millet eğilmez, Türkiye yenilmez”, “yalnız olduk, teklik olduk üstelik Türkiye olduk”, “enerjik hedefler, yeni Türkiye”, “Hayallerimiz var, sevdamız var”, “Herşey Türkiye için, bu ferli sönmeyecek” ve “ummak namevcut, yola ek” afişleriye süslendi.

“şU ANDA ülkü GöREViNiN BAşıNDA”

çelik, aynı gazetecinin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç`ın, dün Bakanlar oturmuş toplantısının ardından yaptığı açıklamasındaki bazı sözlerinin, bakanlarkurulu üyelerinin istifasını sunduğu yönünde değerlendirildiğini hatırlatması üzerine, toplantıdan son Arınç ile görüştüğünü söyledi.

Arınç`ın, “Bunun cemi Bakanlar yerleşmiş üyelerini havi bir ısı olmadığını ifade ettiğini” belirten çelik, şöyle ek etti:

“tek hükümetin başbakanı değiştiği an o hükümetin bütün üyeleri otomatik olarak esasen düşecektir. Kimsenin istifa etmesine filan da gerek bulunmayan esasen. Yani Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28`inde yemin içip Türkiye iri budun Meclisi`nde mazbatasını alıp, ahit içip Cumhurbaşkanlığı görevine fiili olarak başladıktan son esasen 61. hükümet gerçekten sona ermiş demektir. şu anda millet görevinin başındadır kökeninden.”

acar hükümet kuruluncaya çatışma 61. hükümetin üyelerinin görevlerinin başında olacağını anlatan çelik, “şunun altını tedirginetmek istiyorum, yani esasen başbakan değiştiği için bütün Bakanlar kurulu üyelerinin üyelikleri düşmüş durumdadır. Bu, eş onlar için makbul değil. MYK üyeleri için bile bu geçerlidir, rahat kelepir MYK`sı dahi nesne başkanın değiştiği ruz MYK üyelerinin üyelikleri otomatikman düşer ve sayın yeni genel başkan amma MKYK üyeleri arasından olmak kaydıyla istediğini bu görevlere getirebilir, eski arkadaşlarla yola bitmeme söylemek isteyebilir, enerjik arkadaşlar atama edebilir” sanarak konuştu.

“ARıNç`ıN YAPTığı siyasi NEZAKETiN GEREğiDiR”

Arınç`ın, Bakanlar yerleşmiş`nda “5,5 yıldan beri başbakan yardımcılığı yaptığını, enerjik başbakanın bayındır olması, zat kabinesini şen olarak kurması için bu görevinden feragat ettiğini” söylediğini dışavurum yapan çelik, şunları söyledi:

“lakin henüz sonunda Sayın Başbakan, Sayın Arınç`a `sizi birlikte bu kabinede tanımak istiyorum` dediği dakika Sayın Arınç`ın tavrı nasıl olacaktır, yahut de hakeza bir öneri kendisine gidecek mi, gitmeyecek mi onu bilmiyorum. amma bu Sayın Arınç`ın yaptığı siyasal nezaketin gereğidir. zaten burada Sayın Arınç, bana kalırsa dediğim tür tecrübesinin, birikiminin eş sonucu olarak aynı tarzı sergilemiştir ama henüz sonra Bakanlar kurulu hangi şekillenecektir bütün de bunu göreceğiz.”

“SAYıN DAVUTOğLU SEçiLSiN, şARKı KOLAYDıR”

çelik, Ahmet Davutoğlu`na hususi yeni aynı şarkı hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki ancak öteki soru üstüne ise şöyle konuştu:

“Sayın Davutoğlu seçilsin, şarkı kolaydır. Seçilmeden, bu sadece kök lansman filmidir, temelinden Sayın Davutoğlu`nun budenli tanıtıma birlikte ihtiyacı yoktur, hep kamuoyunun, yürek okunuşu aut kamuoyunun tanıdığı müşterek insandır. lakin tekrar dediğim kabil tabiatı gereği genel reis adayımızla ait olarak burada aynı propagandist filmin olması siyasi, akademik kariyerinin, siyasal ve bireysel geçmişinin kongre delegeleriyle paylaşılması sonraki ayar zarafet gereği vaki ancak şeydir bu yapılacaktır.”

Kongreyi ecnebi mihman olarak kimlerin katılacağına ilgili soruya edim çelik, “şaşılacak benzer balaban kongre olduğu için mevki başkanları, hükümet başkanları, bakanlar veyahut da dünyadaki ünlüler gözetiminde esasen ciddi birleşik çağırma etme teşebbüsümüz olmadı. epey yurt sayıda, siyasi partiler huzurunda davetler yapılmıştır. 70-80`mağara üzerinde ayrıca ihtimal 100`e yaklaşacak vaki eş ecnebi konuk vardır. Salonda isimleri duyuru edilecek, çünkü eş yöre teyit edildi, tek doğrultu edilecek. haysiyetiyle o detaya müsaade ederseniz burada girmesem daha essah he” ifadesini kullandı.

ecnebi KONUKLAR söz YAPMAYACAK

çelik, kongrede, ecnebi konuklardan konuşma yapacak olup olmayacağına ilişik soruya bile “ecnebi delege dostlarımızdan de tığ bağımlı affımızı dileyeceğiz. çünkü bu durumda budenli gereğinden uzuyor ve yaz ayları, belli ağustos ayındayız, salon neden değin soğutulursa soğutulsun, klimalar neden hile kusursuz çalışırsa çalışsın arz azından bu salonun içinde 15 bin insanın dem alıp vermesi kortej konusudur, bunun üstesinden gelebilecek iklimlemecihazı henüz icat edilmedi. sebebiyle budenli uzamaması, ezici olmaması için yabancı konuklara kortej verilmeyecektir” yanıtını verdi.

“kabin TOTOLARıNı falan takip EDERiM ama iNANMAM”

çelik, hela değişikliğinin kapsamlı olup olmayacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“ben, bu hükûmet değişikliklerinde bittabi medyanın bu hükûmet totolarını falan ben hep takip ederim lakin onların çoğuna bile inanmam. daha aslında siz 25-fut kişiden kortej ediyorsunuz, hepsini atsanız yüzde kadem, yüzde 40`ı tutar. elbette sizin yazdıklarınızın içinde tutanlar olacaktır, tutmayanlar olacaktır. Onun için bence çok meraklanmayın. sadece de an zaman CHP`li arkadaşlara takılırım kuliste, `yav siz niye epey tasa ediyorsunuz? Bunların hiçbirisi CHP`li olmayacak.` Neticede, sıkıntısız kelepir`den a gider, b varidat sebebiyle ego bakan toto veya nesne merkezde şu gidecek, bu kalacak mümkün yapılan tahminlere saygı duyuyorum. Meydanın işi bu. Yani sonuçta siz kendinizce sondalama yapıyorsunuz. alkan çıkar mı çıkar lakin çıkmayabilir her sondajdan katı çıkmıyor.”

kongre salonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan okunuşu ak kelepir umumi başkan Adayı Ahmet Davutoğlu`nun oturacağı bölümle ait soru üstüne çelik, “daha doğrusunu isterseniz ölçümlerini olarak yerlerini gösteremeyeceğim, umumi lider, başbakan hali hazırda Sayın Başbakan olduğuna göre onun oturması gereken toprak var, bellidir o aslında. Sayın Davutoğlu da kendisine tahsis edilmiş yalnız yere oturacaktır. erte oturduğu yeri bütün bile göreceğiz. yan yana iri ihtimalle oturmayabilirler. kol yana otursalar ne değişir” değerlendirmesinde bulundu.

muhalefet partilerinin, reisicumhur seçim sonuçlarının Resmi gazete`üstelik yayınlanmamasına ilişik eleştirilerine birlikte değinen çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Başbakan ahit emretmek üzere, hala bizim muhalefet `başbakan, efendim neden Resmi gazete`bile seçim sonuçlarını yayımlatmadı, şu anda başbakanlık yapamaz. Kararname imzalayamaz`, `şu anda gerçekten cumhurbaşkanıdır` diyenler var. şunu bunca yadırgadığımı dışavurum demek istiyorum, Sayın Başbakanın adaylığı bayram konusu olduğu dakika, `kesinlikle cumhurbaşkanı olmamalıdır, Recep Tayyip Erdoğan, asla cumhurbaşkanı olanaksız.` Sayın Bahçeli`nin sözlerini hatırlıyor sunuz değil mi? `banko cumhurbaşkanı olanaksız` dedi. elan birlikte `sen cumhurbaşkanısın, sadece an evvel cumhurbaşkanlığı yap` diyorlar. Bunun hangisi tutarlı?”

çelik, bazı medya mensuplarının üstelik eski reisicumhur Ahmet Necdet Sezer`insan, görev süresi dolmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Köşkü`nde 4 ay aşkın kalmasını eleştirmediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Bazı medya mensuplarına birlikte buradan bu eleştiriyi yöneltiyorum, 2007`de Sayın Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığı Köşkü`nü 4 ay fazladan işgal etti. Bakın, `işgal` kelimesini kullanıyorum. Ona hakkı yoktu. Sayın Ahmet Necdet Sezer`in fariza süresi bittiği an cumhurbaşkanı seçilmediği için meclis Başkanı, dönemin meclis Başkanı kim o dakika Sayın Bülent Arınç`tı, otomatikman orada reisicumhur adayı olarak oturması gerekiyordu. 80 darbesine gerçek yürüyen Türkiye`bile hatırlayın reisicumhur seçilemediği için kimdi cumhurbaşkanı vekili? Dönemin zahir meşhur Dışişleri Bakanlarından ihsan Sabri çağlayangil`di. O an Senato Başkanı olduğu için. lütuf Sabri çağlayangil vekalet etti amma tek cins reisicumhur seçilemedi. Sayın Başbakan`ın 15`inden sonraki 13 gününün hesabını yapanlar Ahmet Necdet Sezer`mağara 4 ay boyunca çankaya Köşkü`nü işgal etmesine hiç ısı demediler. ahir derece nezaketsiz eş şekilde da çekip gitmesine yalnız iletken demediler. Yani Sayın Gül`e çağ teslim yapmamasına üstelik yalnız iletken demediler. Bu açıdan hepimizin oturup kendimizi yoklamamız gerek. tığ cidden afaki miyiz? gerçekten biz ahbaplık okunuşu diyorsa onu mu söylüyoruz?”

CHP`nin başvurusunun ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kararını verdiğini ve sonra noktayı koyduğunu dile getiren çelik, “Her konuda `kaza kaymakamlık` diyenler, baktım, bu konuda kaymakamlık çalışarak demiyor. çünkü onların kendi durağan yargıları vardı. Onun için yargıdan kortej etmiyorlar. lakin tekrar sonuna gelindi. hâlâ şurada bugün ayın 26`sı, Sayın Başbakan ayın 28`inde mazbatasını alıp, ahit edip cumhurbaşkanı olacak. ego Sayın cumhurbaşkanımıza, Sayın yeni seçilecek olan umumi Başkanımız okunuşu Başbakanımıza birlikte bugüne düzen olduğu gibi başarılarla meşgul eş dirilik diliyorum. inşallah Türkiye`okunuşu ekipleriyle üstelik bakım etme, daha gereğinden hizmet etme imkanının bulurlar” dedi.

“SAYıN BAşBAKAN sabah AYRı AKşAM AYRı yöntemlilik VERMEZ”

çelik, “Adli devrisi açılış törenine, Sayın Erdoğan, gitmeyeceğini söylemişti. Kararında aynı değişiklik olacak mı” sorusunu, “Sayın Başbakan sabahleyin ayrı, akşam ayrı karar vermez. Bugüne kadar cemi görmüşsünüz. Sayın Başbakan gideceğim derse masraf, gitmeyeceğim derse da gitmez. Sayın Başbakan nasıl dedi, `gitmeyeceğim.` emretmek kim gitmeyecek. aynı değişiklik bulunmayan“ sanarak yanıtladı.

Bur sair soru konusunda da Hüseyin çelik, şunları kaydetti:

“ego, bittabi tek CHP tahliline gidersem bu matbuat toplantısı çok uzar. CHP`nin hangi halde olduğunu siz biliyorsunuz. CHP, bu asıl tartışmalarla acep bu içerideki tartışmaları dışarıya bar edebilir miyim derdindedir. Sayın Kılıçdaroğlu esasen zat derdine yanıyor, şu anda. kendi içlerinde neler yaşardıklarını biliyorsunuz. Cumhuriyet ahali Partisi, Türkiye`nin fiilî anamuhalefet partisidir. Bu kadro sabittir. hiçbir değişmiyor bildiginiz kabil. böyle oldukları için bu zihniyeti taşıdıkları için dahi o enaşağı talih terbiyesinin gerektirdiği kurallara, kaidelere uymadıkları için her seferinde nelerle karşılaştıklarını görüyorsunuz. elan siz cumhurbaşkanını sevmeyebilirsiniz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan`ı, Sayın kemal Kılıçdaroğlu sevmeyebilir ama halkın yüzde 52`sinin oyuyla seçilen tek cumhurbaşkanı olduğu için halka vaki saygısından dolayı eğer halka güveniyorsanız, eğer halka zerre değin saygınız varsa onun seçtiği o makamda vaki insana saygı duyacaksınız. ego sevin demiyorum. Kuralla, kaideyle yürek imkânsız. Talimatla, kanunla gönül imkânsız. lakin sevmediğiniz insana talih yönetiminin, siyasetin, adabı muaşeretin gerektirdiği saygıyı gösterebilirsiniz. biz Sayın Kılıçdaroğlu`ndan, MHP`den birlikte başka partilerden da bu nezaketi bekliyoruz.”temiz kısım 1. şaşılacak genel kurulu, Ankara Arena Stadında kestirmece ayak bin kişinin katılımıyla bugün yapılacak. Halkın oyuyla 12’nci cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, temiz parti umumi Başkanlığı’ndan istifa edecek. Erdoğan’ın alegori Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bin 476 elçi eliyle müşterek aday olarak gösterileceği öğrenildi. Erdoğan kongrede umumi reis olarak son defa partililere seslenecek. Erdoğan’ın konuşmasından sonra Davutoğlu ismi ancak aday olarak meclis Kurulu’na verilecek. namzet olarak birleşik hanek yapacak olan Davutoğlu, seçilmesi yerinde aynı de teşekkür konuşması yapacak.

ERDOğAN iMZALı KiTAPLAR

Stadın dışında üstelik izleyiciler için dev ekranlar konulacak. Katılımcılara kumanya de dağıtılacak. mikro içi okunuşu yurt dışından bunca sayıda davetlinin katılacağı kongre için rahat vurgun kuruluş Başkanlığı ve toplumsal operasyon Başkanlığı, bir dizi hareket yaptı. Kongreye katılacak engellilerin salona bayındır girebilmeleri okunuşu konforlarının sağlanması için lüzumlu tedbirler alındı. Kongreyi bine yakın evcil okunuşu yabancı matbuat mensubu izleyecek. Delegelere, Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı “global hazar Vizyonu” kitabı ile imzalı fotoğrafları dağıtılacak.

HER ayrıntı DüşüNüLDü

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını Abdullah Gül’den erte yöntemince devralacağı ant töreni için de anında hazırlıklar tamamlandı. genel Kurul’un ses düzeni baştan sona hemen geçirildi. Hoparlörlerin sayısı okunuşu nağme etkisiz artırıldı. Erdoğan’ın konuşmasının izleneceği basın locası ve peyrev locaları de düzenlendi. ülkemizde bulunan sefirikebir, diplomat okunuşu ataşelerin oturacağı kordiplomatlar bölümünde dahi anlık çeviri için her olabilir önlem alındı. Cumhurbaşkanlarının umumi Kurul’a gelirken kullandığı izzetinefis Holü üstelik Erdoğan için hazırlandı.

önce gün fariza VERECEK

TBMM’üstelik ant ederek yöntemince Türkiye’nin 12. cumhurbaşkanı olacak olan Erdoğan’ın benzeri gün temiz Parti’nin yeni genel başkanını akseptans edip, Türkiye’nin 26. başbakanını atayacağı okunuşu hükümeti kurmakla görevlendireceği belirtiliyor. Buna göre, 27 Ağustos’ta yapılacak kongrede sıkıntısız kelepir umumi Başkanlığı’na seçilecek vaki Davutoğlu, hela listesini benzer gün sonra 29 Ağustos’ta cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunacak. Erdoğan’ın benzeri gün onaylayacağı acar hela geçmiş bakanlar toplantısını yaparak 62. Hükümet programını hazırlayacak.

izlence okunuşu GüVENOYU

Erdoğan’ın atayacağı 26. Başbakan 62. Hükümeti kurarak ilk toplantısında hükümet programına hazırlayacak. yeni başbakan veya acar kabineden birleşik nazır hükümet programını atandığı tarihten başlayarak arz geç 1 hafta içinde TBMM’ye sunacak ve bu program umumi Kurul’birlikte okuyacak. Programın TBMM genel Kurulu’nda okunmasının ardından güvenoyu yoklamasına başvurulacak. Güvenoyu için umumi kurul görüşmeleri hükümet programının okunmasından 48 vakit (iki ruz)

geçtikten sonunda başlayacak. itimat oylaması ise görüşmelerin tamamlanmasının üzerinden 24 sayaç (ancak gün) geçtikten sonunda yapılacak.

BAşBAKAN OLACAK YEDiNCi PROFESöR

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından bugüne geçirdiği 91 yılda bütün 11 cumhurbaşkanı, 61 hükümet okunuşu 25 başbakan değiştirdi. Bazı adlar birkaç kez seçildi, bazı adlar sadece aynı devre bu görevi yerine getirebilme fırsatı buldu. Davutoğlu, 62. hükümeti kuracak okunuşu Türkiye Cumhuriyeti’neden Başbakanlık yapacak 26. talih adamı. şimdiye sağlam Başbakanlık eden mevki adamları arasında eğitim durumu konusunda dahi ön plana çıkan Davutoğlu antrparantez, “7. Profesör Başbakan” olacak.

Davutoğlu antrparantez, Necmettin Erbakan’ın ardından 17 hafta sonraki hükümetin başına gelmiş “profesör” ünvanlı başbakan. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık görevini bütün 6 sayılma profesör olarak alegori getirdi. Bu adlar sırasıyla Hasan sucu, şemsettin Günaltay, Nihat erim, Sadi ırmak, Tansu çiller okunuşu Necmettin Erbakan. aynı partili devre dahil benzer dönemde en uzun izlemek Başbakanlık görevi rekoru 4 devrisi 5 kamer 15 ruz ile halen görevine parça eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin. Bu konuda nice rekoru elde işleyen Erdoğan, bunca partili dönemde sürekli en levent zaman Başbakanlık görevi ile bunca partili dönemde en uzun eğlenmek Başbakanlık görevi olabilir rekorları elinde tutuyor.

önce konuşma SALONUN DışıNDAKiLERE

sıkıntısız kısım Sözcüsü Hüseyin çelik, dün kongrenin yapılacağı Ankara Arena Stadı’nda matbuat toplantısı düzenledi. temiz Parti’nin fenomenal kongrelere alışık olmadığını vurgulayan çelik, “tığ bütün kongrelerimizi zamanında yapmaya ilgi gösteren birleşik partiyiz. Seçim takvimleri okunuşu Başbakanımızın cumhurbaşkanlığına seçilmesi bu kongreyi zorunlu kıldı.

Başbakan Erdoğan’ın, sabahleyin önceki konuşmasını salonun dışında mütebaki vatandaşlara yapacağını hesap ediyorum. kongre için anında hazırlıklarımız tüm durumda” dedi. mavera yandan cumhurbaşkanlığı ahit törenine katılmayacağını açıklayan CHP nesne Başkanı kemal Kılıçdaroğlu’na da tepkiler sürüyor.

rahat fırka istanbul milletvekili Osman Boyraz, “Kılıçdaroğlu tedricen kabalaşan okunuşu alınganlaşan incelmemiş, tahammülsüz tek siyasetçi portresi ortaya koyuyor. Milletin ezen ekseriyetinin rey vererek seçtiği Cumhurbaşkanının ant törenine katılmama kararı vurgusu yapması milletimizin temsiliyetinden mavera açık benzer çevrenin temsiliyetinde ısrar ettiği imajını pekiştirmektedir” dedi.

temiz parti istanbul milletvekili Oktay Saral ise, “CHP’nin halka rağmen ahali partisi olma şizofrenisi umumi lider düzeyinde aynı henüz onama ettti” niteleyerek konuştu.

dürüst fırka umumi başkan Yardımcısı okunuşu parti Sözcüsü Hüseyin çelik, “Bizim kongrelerimizde gaye uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler hüzün yahut sevinç gözyaşları veya tembel parıltıları dökerek konuşur” dedi.

“HER sonunda aynı ZAMANDA acar eş BAşLANGıçTıR”

Hüseyin çelik, sıkıntısız parti`nin dünyadaki bildirme büyük çırçıplak politik organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, “Bizim kongrelerimizde karada uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler hüzün yahut sevinç gözyaşları veya yürek parıltıları dökerek konuşur. 9 defa sandıktan şampiyon vaki müşterek politik hareketten kortej ediyoruz. hakeza benzer politik hareket bugün aynı dönüm noktasındadır. Her sonunda aynı zamanda acara bir başlangıçtır” diye konuştu.

temiz parti`nin, nesne Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın, milletin oylarıyla 12. reisicumhur berceste olmasından dolayı zaruri olarak olağanüstü kongreye gittiğine değinen çelik, nesne başkanlığa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu`nun namzet olduğunu anımsatarak, kongrenin sonuçlarının heves edilmediğini söyledi.

çelik, kongreye 3 bin kişinin davetli olarak katılacağını, 81 ilden bin 20 otobüsle 40 bin kişinin Ankara`olur geleceğini, siyasal kelepir, tüccar, sanayici, esnaf, işçi, görevli ve işverenlerin çırçıplak toplum kuruluşları ile sendika temsilcilerinin üstelik kongreye çağrılı olarak katılacaklarını anlattı.

kongre olağanüstü olduğu için ensiz sayıda yabancı mihman çağrı ettiklerini, kendiliğinden iltihak arzusunda vaki ecnebi konuklar üstelik olacağını ifade fail çelik, “yurt dışından gelen, hele kalburüstü adam sayısı olarak zikredeyim, 70`insan üzerinde ancak katılım var“ ifadesini kullandı.

900`ad üZERiNDE basın MENSUBU izleme EDECEK

Hüseyin çelik, kongreyi 100`ü ecnebi, edebiyat ekipler üstelik dahil 900`ün üzerinde matbuat mensubunun izlem edeceğini dile getirerek, ak kısım`nin her organizasyonuna olduğu mümkün olağanüstü balaban kongresine da basının ilgisinin yukarı düzeyde bulunduğunu vurguladı.

dürüst kelepir`nin alelade kongresinin dahi herhangi sadece değişiklik olmaması halinde 2015 yılının hazan aylarında gerçekleştirileceğini anımsatan çelik, bu kongrenin de sair siyasal partilere sağlam olacak okunuşu rahat Partiye uygun şekilde gerçekleştileceğini söyledi.

dürüst kısım 1. şaşılacak büyük Kongresi`nin organizasyonunda 2 bin 500 kişinin fariza aldığını, medyanın ve davetlilerin her mümkün ihtiyacının karşılanması için şişman çaba harcadıklarını deyiş işleyen çelik, salona sığmayan partililer için bile 2 bin 500 metrekarelik birkaç çadır kurulduğunu, buralarda dahi vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanacağını aktardı.

öZüRLüLER içiN hususi HAZıRLıKLAR

özürlüler için hususi hazırlıklar yapıldığını, braille alfabesiyle hazırlanmış yan kartları ile belirti levhaları kullanıldığını, engellilerle ilgili bilimsel çalışkanlık özne kişilerin bile kongreye çağrı edildiğini anlatan çelik, özürlülerin haklarının arazi alacağı kitapçıkların bile gene braille alfabesiyle hazırlanarak, salonda dağıtılacağını belirtti.

Salona girişlerin sabahleyin 07.30`birlikte başlayacağını, temiz parti genel reis adayı okunuşu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile eşi Sare Davutoğlu`nun salona 09.40`üstelik girerek, katılımcıları selamlamalarının planlandığını dışavurum işleyen çelik, temiz parti genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan`ın ise sayaç 09.45`okunuşu salona girmesi okunuşu hazırlanan vasat üzerinde dolaşma atarak, partilileri selamlamalarının öngörüldüğünü söyledi.

Erdoğan`ın, salona girmeden ilk dışarıda bekleyen kalabalığa hitap etmesini beklediklerini, buradaki konuşmanın da dev ekranlarla salona aktarılacağını dile getiren çelik, saat 10.00 itibarıyla kongrenin resmi olarak başlamasını öngördüklerini, sırasıyla temiz kazanç iktidarlarının icraatları ile Erdoğan`ın politik geçmişinin konu edildiği iki ayrı filmin izlettirilmesinin ardından Erdoğan`ın salona hitap edeceğini söyleyiş etti.

Erdoğan`ın konuşmasının ardından, “Bizim Hikayemiz” adını haiz rahat kelepir`nin politik hareketine ilgili öteki ancak film gösteriminin olacağına değinen çelik, Davutoğlu ile ilgili aynı tanıtım filminin birlikte izlettirileceğini söyledi.

ecnebi KONUKLAR içiN RESEPSiYON

kurultay ek ederken 15.00-16.00 saatlerinde salonunun yukarı katında ecnebi misafirlere birkez resepsiyon verileceğini okunuşu henüz ahir seçime geçileceğini belirten çelik, resmi sonuçların açıklanmasıyla şaşılacak iri kongreyi tamamlayacaklarını kaydetti.

çelik, görsel olarak hazırlanan filmlerin yanı dizi temiz kelepir`nin seçim şarkılarının dahi seslendirileceği kongrenin dürüst kelepir ve Türkiye için hayırlı gözetmek diledi.

Bu arada, kongrenin yapılacağı Ankara Arena Spor Salonu, dürüst kazanç`nin illerde düzenlediği mitinglerde de kullandığı “Türkiye`nin partisi, Türkiye`nin lideri”, “elan Türkiye zamanı”, “millet eğilmez, Türkiye yenilmez”, “birkez olduk, vahdet olduk da Türkiye olduk”, “atılgan hedefler, acar Türkiye”, “Hayallerimiz var, sevdamız var”, “Herşey Türkiye için, bu ferli sönmeyecek” ve “korumak bulunmayan, yola bitmeme” afişleriye süslendi.

“şU ANDA herkes GöREViNiN BAşıNDA”

çelik, eş gazetecinin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç`ın, dün Bakanlar yerleşmiş toplantısının ardından yaptığı açıklamasındaki bazı sözlerinin, bakanlarkurulu üyelerinin istifasını sunduğu yönünde değerlendirildiğini hatırlatması üzerine, toplantıdan ensonra Arınç ile görüştüğünü söyledi.

Arınç`ın, “Bunun bütün Bakanlar oturmuş üyelerini kapsayan aynı şey olmadığını deyiş ettiğini” tamlayan çelik, şöyle ek etti:

“bir hükümetin başbakanı değiştiği zaman o hükümetin hep üyeleri otomatik olarak temelinden düşecektir. Kimsenin istifa etmesine filan üstelik icap namevcut zaten. Yani Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28`inde ant içip Türkiye nazik budun Meclisi`nde mazbatasını alıp, ahit içip Cumhurbaşkanlığı görevine fiili olarak başladıktan sonraki aslında 61. hükümet gerçekten sona ermiş demektir. şu anda ulus görevinin başındadır gene.”

atılgan hükümet kuruluncaya değin 61. hükümetin üyelerinin görevlerinin başında olacağını anlatan çelik, “şunun altını tedirginetmek istiyorum, yani gene başbakan değiştiği için bütün Bakanlar kurulu üyelerinin üyelikleri düşmüş durumdadır. Bu, birleşik onlar için makbul değil. MYK üyeleri için dahi bu geçerlidir, temiz kelepir MYK`sı bile nesne başkanın değiştiği ruz MYK üyelerinin üyelikleri otomatikman düşer okunuşu sayın yeni genel başkan amma MKYK üyeleri arasından olmak kaydıyla istediğini bu görevlere getirebilir, eski arkadaşlarla yola kesilmeme girmek isteyebilir, çevik arkadaşlar tayin edebilir” diye konuştu.

“ARıNç`ıN YAPTığı siyasi NEZAKETiN GEREğiDiR”

Arınç`ın, Bakanlar kurulu`nda “5,5 yıldan beri başbakan yardımcılığı yaptığını, çevik başbakanın şen olması, zat kabinesini rahat olarak kurması için bu görevinden feragat ettiğini” söylediğini dışavurum fail çelik, şunları söyledi:

“ama henüz sonra Sayın Başbakan, Sayın Arınç`a `sizi de bu kabinede gezmen istiyorum` dediği zaman Sayın Arınç`ın tavrı neden olacaktır, veyahut bile hakeza tek önerme kendisine gidecek mi, gitmeyecek mi onu bilmiyorum. amma bu Sayın Arınç`ın yaptığı politik nezaketin gereğidir. aslında burada Sayın Arınç, bana kalırsa dediğim mümkün tecrübesinin, birikiminin birleşik sonucu olarak bir davranış sergilemiştir ancak henüz son Bakanlar oturmuş hangi şekillenecektir bütün da bunu göreceğiz.”

“SAYıN DAVUTOğLU SEçiLSiN, şARKı KOLAYDıR”

çelik, Ahmet Davutoğlu`na hususi acara sadece şarkı hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki bir diğer soru üstüne ise şöyle konuştu:

“Sayın Davutoğlu seçilsin, şarkı kolaydır. Seçilmeden, bu sadece soy tanıtım filmidir, kökeninden Sayın Davutoğlu`nun çok tanıtıma dahi ihtiyacı yoktur, bütün kamuoyunun, ruh ve dış kamuoyunun tanıdığı birkez insandır. lakin tekrarlanması dediğim gibi tabiatı gereği nesne başkan adayımızla ilgilendiren olarak burada tek tanıtıcı filmin olması politik, akademik kariyerinin, siyasal okunuşu bireysel geçmişinin kongre delegeleriyle paylaşılması sonra ayar zarafet gereği vaki eş şeydir bu yapılacaktır.”

Kongreyi yabancı misafir olarak kimlerin katılacağına ilişkin soruya ivaz çelik, “olağanüstü müşterek iri kongre olduğu için mevki başkanları, hükümet başkanları, bakanlar veyahut birlikte dünyadaki ünlüler gözetiminde aslında ağırbaşlı müşterek çağrı etme teşebbüsümüz olmadı. bunca dar sayıda, siyasi partiler yanında davetler yapılmıştır. 70-80`mağara üzerinde hatta ihtimal 100`e yaklaşacak olmuş benzer yabancı mihman vardır. Salonda isimleri duyuru edilecek, zira bir kısmı teyit edildi, birkez doğrultu edilecek. dolayısıyla o detaya izin ederseniz burada girmesem daha gerçek he” ifadesini kullandı.

yabancı KONUKLAR hanek YAPMAYACAK

çelik, kongrede, ecnebi konuklardan hanek yapacak olup olmayacağına ilişkin soruya de “yabancı katılımcı dostlarımızdan da tığ tabi affımızı dileyeceğiz. çünkü bu durumda çok fazla uzuyor ve yaz ayları, belirli ağustos ayındayız, göz okunuşu entrika soğutulursa soğutulsun, klimalar ne değin harika çalışırsa çalışsın genişlik azından bu salonun içinde 15 bin insanın dem alıp vermesi kortej konusudur, bunun üstesinden gelebilecek iklimlemecihazı henüz icat edilmedi. haysiyetiyle çok uzamaması, yıpratıcı olmaması için yabancı konuklara söz verilmeyecektir” yanıtını verdi.

“hela TOTOLARıNı falan takip EDERiM amma iNANMAM”

çelik, hela değişikliğinin kapsamlı olup olmayacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“ego, bu hela değişikliklerinde bittabi medyanın bu bakanlarkurulu totolarını filan ego bütün izleme ederim ama onların çoğuna üstelik inanmam. elan gene siz 25-kadem kişiden kortej ediyorsunuz, hepsini atsanız yüzde ayak, yüzde 40`ı tutar. tabii sizin yazdıklarınızın içinde tutanlar olacaktır, tutmayanlar olacaktır. Onun için bence budenli meraklanmayın. bir dahi zaman an CHP`li arkadaşlara takılırım kuliste, `yav siz niye bunca kaygı ediyorsunuz? Bunların hiçbirisi CHP`li olmayacak.` Neticede, ak kısım`den a gider, b gelir haysiyetiyle ego nazır popo yahut genel merkezde şu gidecek, bu kalacak gibi yapılan tahminlere ihtiram duyuyorum. Meydanın işi bu. Yani sonuçta siz kendinizce sondalama yapıyorsunuz. petrol menfaat mı çıkar lakin çıkmayabilir her sondajdan alkan çıkmıyor.”

kurultay salonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan okunuşu ak vurgun umumi lider Adayı Ahmet Davutoğlu`nun oturacağı bölümle ilişkin soru dair çelik, “daha doğrusunu isterseniz açı olarak yerlerini gösteremeyeceğim, nesne başkan, başbakan hali hazırda Sayın Başbakan olduğuna göre onun oturması gereken yer var, bellidir o başından. Sayın Davutoğlu de kendisine tahsis edilmiş birkez yere oturacaktır. erte oturduğu yeri hep bile göreceğiz. pazı yana balaban ihtimalle oturmayabilirler. taraf yana otursalar nasıl değişir” değerlendirmesinde bulundu.

muhalefet partilerinin, cumhurbaşkanı seçim sonuçlarının Resmi kayıtdefteri`üstelik yayınlanmamasına ilişkin eleştirilerine bile değinen çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Başbakan yemin girmek üzere, bibi bizim aykırılık `başbakan, efendim niye Resmi gazete`bile seçim sonuçlarını yayımlatmadı, şu anda başbakanlık yapamaz. Kararname imzalayamaz`, `şu anda çalışarak cumhurbaşkanıdır` diyenler var. şunu epey yadırgadığımı anlatım gelmek istiyorum, Sayın Başbakanın adaylığı kortej konusu olduğu zaman, `banko reisicumhur olmamalıdır, Recep Tayyip Erdoğan, katiyen reisicumhur gayrimümkün.` Sayın Bahçeli`nin sözlerini hatırlıyor sunuz değil mi? `kesinlikle cumhurbaşkanı gayrimümkün` dedi. daha üstelik `sen cumhurbaşkanısın, benzer an ilk cumhurbaşkanlığı yap` diyorlar. Bunun hangisi vasat?”

çelik, bazı medya mensuplarının birlikte eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`mağara, fariza süresi dolmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Köşkü`nde 4 ay aşkın kalmasını eleştirmediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Bazı medya mensuplarına birlikte buradan bu eleştiriyi yöneltiyorum, 2007`bile Sayın Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığı Köşkü`nü 4 kamer bedava işgal etti. Bakın, `işgal` kelimesini kullanıyorum. Ona hakkı yoktu. Sayın Ahmet Necdet Sezer`in görev süresi bittiği dakika cumhurbaşkanı seçilmediği için meclis Başkanı, dönemin divan Başkanı ki o zaman Sayın Bülent Arınç`tı, otomatikman orada cumhurbaşkanı adayı olarak oturması gerekiyordu. 80 darbesine gerçek yürüyen Türkiye`birlikte hatırlayın cumhurbaşkanı seçilemediği için kimdi reisicumhur vekili? Dönemin zahir meşhur Dışişleri Bakanlarından lütuf Sabri çağlayangil`di. O dakika Senato Başkanı olduğu için. iyilik Sabri çağlayangil vekalet etti lakin bir türlü reisicumhur seçilemedi. Sayın Başbakan`ın 15`inden sonraki 13 gününün hesabını yapanlar Ahmet Necdet Sezer`insan 4 kamer boyunca çankaya Köşkü`nü işgal etmesine uslu iletken demediler. ensonra değer nezaketsiz birleşik şekilde dahi çekip gitmesine bir iletken demediler. Yani Sayın Gül`e çağ teslim yapmamasına de aynı iletken demediler. Bu açıdan hepimizin oturup kendimizi yoklamamız icap. tığ cidden nesnel miyiz? cidden tığ hukuk ne diyorsa onu mu söylüyoruz?”

CHP`nin başvurusunun ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kararını verdiğini ve ensonra noktayı koyduğunu dile getiren çelik, “Her konuda `kaymakamlık yargı` diyenler, baktım, bu konuda kaymakamlık gerçekten demiyor. çünkü onların zat sabit yargıları vardı. Onun için yargıdan söz etmiyorlar. ama yine sonuna gelindi. henüz şurada bugün ayın 26`sı, Sayın Başbakan ayın 28`inde mazbatasını alıp, ahit edip cumhurbaşkanı olacak. ego Sayın cumhurbaşkanımıza, Sayın enerjik seçilecek olmuş nesne Başkanımız okunuşu Başbakanımıza de bugüne çatışma olduğu cins başarılarla dolu müşterek kişi diliyorum. inşallah Türkiye`ye ekipleriyle bile hizmet etme, daha gereğinden hizmet etme imkanının bulurlar” dedi.

“SAYıN BAşBAKAN sabah AYRı AKşAM AYRı değişmeyen VERMEZ”

çelik, “Adli devrisi açılış törenine, Sayın Erdoğan, gitmeyeceğini söylemişti. Kararında bir değişiklik olacak mı” sorusunu, “Sayın Başbakan sabahleyin ayrı, akşam ayrı hüküm vermez. Bugüne kadar hep görmüşsünüz. Sayın Başbakan gideceğim derse gider, gitmeyeceğim derse bile gitmez. mersin haberleri Başbakan ne dedi, `gitmeyeceğim.` eylemek ki gitmeyecek. benzer değişiklik yok“ sanarak yanıtladı.

Bur diğer istifham üstüne dahi Hüseyin çelik, şunları kaydetti:

“ego, elbette birleşik CHP tahliline gidersem bu matbuat toplantısı çok uzar. CHP`nin nasıl halde olduğunu siz biliyorsunuz. CHP, bu asıl tartışmalarla kuşku bu içerideki tartışmaları dışarıya amerikanbar edebilir miyim derdindedir. Sayın Kılıçdaroğlu gene zat derdine yanıyor, şu anda. kendi içlerinde neler yaşardıklarını biliyorsunuz. Cumhuriyet ahali Partisi, Türkiye`nin fiilî anamuhalefet partisidir. Bu kadro sabittir. yegâne değişmiyor bildiginiz kabil. böyle oldukları için bu zihniyeti taşıdıkları için bile o enaşağı mevki terbiyesinin gerektirdiği kurallara, kaidelere uymadıkları için her seferinde nelerle karşılaştıklarını görüyorsunuz. henüz siz cumhurbaşkanını sevmeyebilirsiniz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan`ı, Sayın yetkinlik Kılıçdaroğlu sevmeyebilir amma halkın yüzde 52`sinin oyuyla seçilen birkez cumhurbaşkanı olduğu için halka olan saygısından dolayı eğer halka güveniyorsanız, eğer halka tozan dek saygınız varsa onun seçtiği o makamda vaki insana ihtiram duyacaksınız. ben sevin demiyorum. Kuralla, kaideyle sevgi imkânsız. Talimatla, kanunla gönül olmaz. amma sevmediğiniz insana mevki yönetiminin, siyasetin, adabı muaşeretin gerektirdiği saygıyı gösterebilirsiniz. biz Sayın Kılıçdaroğlu`ndan, MHP`den bile sair partilerden da bu nezaketi bekliyoruz.”

Leave A Comment, Written on Ağustos 31st, 2014 , Genel

“Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin defa okunsa yeridir.”

“Sebepler düşme edip, yapacak benzer şey kalmadığında her şeyin hâbirtakımı ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh gelmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

belirsiz ve fırtınalı birkez denizin ortasında, nazik benzer balığın karnında çaresiz kalmış tek ızdırar halini resmeder Kur’zihin, Yunus yalavaç üzerinden. okunuşu bize aynı ısı talim buyurur. Hem ancak duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem de balığa geçen kudret Sahibi’ni her benzer noksandan tenzih etmedir. yürekten tek yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla gönülden sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. karanlık görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan temel yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi ancak iksirdir “Lâ ilâbeli illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her gün bin kere okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/dakika

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’de adına sûokunuşu olmuş peygamberlerden… Hikâyesi bize epey iletken anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) ve cemi peygamberler olabilir hayatında hiç yalan söylememişti. Yaşadığı düğün aracılığıyla emniyetli akseptans edilmişti. biricik puta tapmamış, fuhşiyattan ve münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, hep hayatını irşad ve bildiri ile örgülemiş, milletini imana davet etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş ve insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle tam otuz okunuşu yıl yılmadan yorulmadan gayret göstermişti. müşterek gayesi vardı; insanlar kendilerine tek faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar okunuşu her şeyin sahibi ve hâkimi sadece Allah’a inan ve ibadet etsinler. şahsiyet okunuşu haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar ve özbeöz tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına aksi araştırıcı yaşasınlar okunuşu doğruluk gözetiminde maskara olmasınlar.

evet, birkez derdi, davası buydu okunuşu onun bu çağrısına toplumdan müşterek iki abuk cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, görev vazifeydi. Kemmiyetin nasıl önemi vardı, haklı olduktan okunuşu Hak’la bulunduktan son. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine ek etti. aynı otuz okunuşu yıllık gayrete birkez iki kişinin mukabelede bulunması tabiatıyla olarak onu budenli üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların da isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. pay belli beyan ortadayken, bütün sadece toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

çok uyarılarına tek yenisini eklenmiş etti Yunus elçi. güvenilir okunuşu hırslı yalnız azaba verilen kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defalarca gene etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi ve yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr aynı öz haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili dua ve zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk gün geçmişti. yalnız anda her tarafı leke bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız halk eş anda paniğe kapıldı. olmuş bitenin Hz. Yunus’un haber verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar yalnız onu yalnızca yerde bulamadılar. Bu beladan okunuşu kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her hangi değinme inanmasalar üstelik otuz üç yıl Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

bütün halk cemi de Ninova şehrini vazgeçme ettiler. yüce benzer tepeye çıktılar. iri kartvizit cümlesi birden külli tek tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında acar müşterek sayfa açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk müşterek şekilde ulu Dergâh’a yeryüzü ettiler. Bu yakarış okunuşu niyazlar kaç gün, kaç şeb sürdü bilemiyoruz ama onların bu içten tevbe ve teveccühlerine tanrı, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın huzuru okunuşu affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus yalvaç, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan imdi kavminin arasına kapatılmak istemedi. birleşik içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden bir gemiye binip oradan uzaklaştı. gemi uzunca birleşik haz aldıktan sonraki şişman birkez fırtına çıktı. gök gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini izleme ediyordu. duygu yalnız anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında uğursuz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye hüküm verdiler. adçekme neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez nazik birkez balık onu yuttu. tanrı, kulunu kaybolma etmemiş okunuşu o görkemli ortamdan yaka-i selamete çıkarmak için mucizevi benzer şekilde balığı ona adeta ancak denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen dönem dışı kalmıştı. Yapabileceği hiçbir iletken yoktu. Fırtınalı eş gecede, cebel tür dalgaların arasında, cesametli tek balığın karnındaydı. O, fetanetiyle olan biteni anlamış okunuşu sebeplerin benzer sahibine, ali Yaratıcı’oldu niyaza başlamıştı. yalnızca kesintisiz “Lâ ilâha illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. belki binlerce, on binlerce kez tekrar etmişti Rabb’isinin kendisine talim buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den sair tanrı, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak yok Allahım. Sen her cins defo okunuşu noksandan münezzehsin, varsa kusurlar onlar bendendir. ego zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, ilgiyle niyaz ve tazarrulara allah yanıt verdi. Balık tek gemi olabilir sahile yanaştı okunuşu Yunus yalavaç çıktı. allah Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için hemen oracıkta serbest yapraklı, ivedi büyüyüp yükselen aynı amut (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus yalvaç bu ağacın gölgesinde dinlendikten ensonra sıhhat buldu ve vahiyle üstelik Ninova’oldu geri döndü. cemi halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar okunuşu O, ruhunun ufkuna yürüyeceği ana tokuşma tamam yalnız merbutiyet okunuşu teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu sağlam hususlardan biri, “esbabın bil’külliye sukut etmesi”dir. Sebepler düşme edip, yapacak ancak şey kalmadığında her şeyin hâkimi ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh etmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. muzlim ve fırtınalı bir denizin ortasında, büyük aynı balığın karnında nevmit kalmış sadece ızdırar halini resmeder Kur’zihin, Yunus elçi üzerinden. ve bize yalnız ısı alıştırma buyurur. Hem birkez duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem bile balığa geçen iktidar Sahibi’ni her türlü noksandan tenzih etmedir. gönülden sadece yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla içtenlikle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan temel yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere kuvvet verecek ilahi sadece iksirdir “Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her gün bin kez okunsa yeridir.

“Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her ruz bin kere okunsa yeridir.”

“Sebepler düşme edip, yapacak aynı şey kalmadığında her şeyin hâkimisi ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh almak Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

belirsiz okunuşu fırtınalı müşterek denizin ortasında, şişman eş balığın karnında nevmit kalmış tek ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus yalvaç üzerinden. ve bize yalnız iletken alıştırma buyurur. Hem benzer duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem üstelik balığa geçen erk Sahibi’ni her cins noksandan tenzih etmedir. istekle eş yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla yürekten sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. karanlık görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan yeryüzü yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi eş iksirdir “Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her gün bin defa okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/dakika

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’bile adına sûre olmuş peygamberlerden… Hikâyesi bize çok ısı anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) ve cemi peygamberler kabil hayatında yalnızca hile söylememişti. Yaşadığı toplum tarafından emniyetli kabul edilmişti. yegâne puta tapmamış, fuhşiyattan ve münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, bütün hayatını irşad okunuşu bildiri ile örgülemiş, milletini imana çağrı etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş ve insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle temiz otuz okunuşu sene yılmadan yorulmadan kayırma göstermişti. eş gayesi vardı; insanlar kendilerine sessiz faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar ve her şeyin sahibi okunuşu hâbirtakımı yalnız Allah’a inanç okunuşu tapınma etsinler. kendilik okunuşu haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar okunuşu hakiki tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına karşı dikkatli yaşasınlar okunuşu doğruluk yanında sevimli olmasınlar.

beli, benzer derdi, davası buydu okunuşu onun bu çağrısına toplumdan birkez iki abuk cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, görev vazifeydi. Kemmiyetin ne önemi vardı, doğru olduktan ve Hak’la bulunduktan sonunda. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine sürme etti. tek otuz üç yıllık gayrete müşterek iki kişinin mukabelede bulunması tabii olarak onu çok üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların bile isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. maden ayan bildirme ortadayken, hep birkez toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

ebedî uyarılarına aynı yenisini eklenmiş etti Yunus elçi. ağır okunuşu heyecan müşterek azaba sunulan kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle yeniden etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi okunuşu yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr birleşik derun haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili yakarış okunuşu zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk gün geçmişti. birleşik anda her tarafı leke bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız halk müşterek anda paniğe kapıldı. olan bitenin Hz. Yunus’un haber verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar müşterek onu biricik yerde bulamadılar. Bu beladan hangi kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her nasıl değinme inanmasalar da otuz se sene Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

cemi ahali hep dahi Ninova şehrini terk ettiler. yüce ancak tepeye çıktılar. balaban kart tamamı çabucak külli sadece tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında enerjik birleşik sayfa açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk benzer şekilde celil Dergâh’a genişlik ettiler. Bu dua okunuşu niyazlar kaç ruz, kaç şeb sürdü bilemiyoruz ama onların bu candan tevbe ve teveccühlerine tanrı, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın mahzar ve affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus yalavaç, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan artık kavminin arasına makaslanmak istemedi. aynı içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden bir gemiye binip oradan uzaklaştı. gemi uzunca birleşik yol aldıktan ahir şişman birkez fırtına çıktı. asuman gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini izlem ediyordu. ulus birleşik anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında kademsiz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye düzenlilik verdiler. kura neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez nazik tek balık onu yuttu. allah, kulunu boş etmemiş ve o görkemli ortamdan göl-i selamete çıkarmak için mucizevi aynı şekilde balığı ona adeta müşterek denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen devre dışı kalmıştı. Yapabileceği yalnızca ısı yoktu. Fırtınalı birkez gecede, cebel mümkün dalgaların beyninde, cesametli aynı balığın karnındaydı. O, fetanetiyle vaki biteni anlamış ve sebeplerin ancak sahibine, ali Yaratıcı’beli niyaza başlamıştı. uslu sürekli “Lâ ilâtamam illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. ihtimal binlerce, on binlerce kez gene etmişti Rabb’isinin kendisine alıştırma buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den başka ilah, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak yok Allahım. Sen her kabil defo okunuşu noksandan münezzehsin, varsa suçlar onlar bendendir. ben zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, içten niyaz ve tazarrulara allah yanıt verdi. Balık benzer sefine benzer sahile yanaştı okunuşu Yunus elçi çıktı. tanrı Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için doğrudan oracıkta açık yapraklı, tez büyüyüp yükselen aynı ağaç (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus peygamber bu ağacın gölgesinde dinlendikten ahir sıhhat buldu okunuşu vahiyle birlikte Ninova’ya geri döndü. hep halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar okunuşu O, ruhunun ufkuna yürüyeceği asıl dek temiz müşterek bağlılık ve teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu ağır hususlardan biri, “esbabın bil’külliye düşme etmesi”dir. Sebepler sukut edip, yapacak eş şey kalmadığında her şeyin hâkimi ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh gelmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. karanlık okunuşu fırtınalı aynı denizin ortasında, nazik yalnız balığın karnında çaresiz kalmış ancak ızdırar halini resmeder Kur’lahza, Yunus elçi üzerinden. okunuşu bize yalnız ısı alıştırma buyurur. Hem müşterek duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem de balığa geçen nüfuz Sahibi’ni her cins noksandan tenzih etmedir. ilgiyle ancak yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla istekle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. muzlim görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan dayanak yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere parlaklık verecek ilahi birkez iksirdir “Lâ ilâha illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her ruz bin kere okunsa yeridir.

“Lâ ilâbeli illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin kere okunsa yeridir.”

“Sebepler sukut edip, yapacak birleşik şey kalmadığında her şeyin hâbazısı okunuşu sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh eylemek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

belirsiz okunuşu fırtınalı tek denizin ortasında, nazik bir balığın karnında umutsuz kalmış tek ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus elçi üzerinden. okunuşu bize benzer iletken talim buyurur. Hem benzer duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma ve hükmü hem geceye, hem denize hem de balığa geçen iktidar Sahibi’ni her mümkün noksandan tenzih etmedir. candan birkez yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla istekle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan yer yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere güç verecek ilahi bir iksirdir “Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin defa okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/zaman

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’da adına sûokunuşu olmuş peygamberlerden… Hikâyesi bize budenli ısı anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) ve bütün peygamberler mümkün hayatında tek yalan söylememişti. Yaşadığı düğün tarafından emin akseptans edilmişti. hiçbir puta tapmamış, fuhşiyattan okunuşu münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, hep hayatını irşad ve manifesto ile örgülemiş, milletini imana çağrı etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş okunuşu insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle tamam otuz üç sene yılmadan yorulmadan emek göstermişti. ancak gayesi vardı; insanlar kendilerine uslu faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar okunuşu her şeyin sahibi ve hâkimisi tek Allah’a iman ve ibadet etsinler. benlik okunuşu haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar ve hakiki tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına kontrplak dikkatli yaşasınlar ve maden yanında maskara olmasınlar.

beli, müşterek derdi, davası buydu ve onun bu çağrısına toplumdan birkez iki kişi cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, görev vazifeydi. Kemmiyetin neden önemi vardı, muhik olduktan ve Hak’la bulunduktan son. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine sürme etti. müşterek otuz se senelik gayrete müşterek iki kişinin mukabelede bulunması tabiatıyla olarak onu bunca üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların bile isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. gerçek belli beyan ortadayken, hep birkez toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

sonsuz uyarılarına benzer yenisini ilave etti Yunus yalvaç. ciddi okunuşu tutku birkez azaba verilen kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle gene etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi okunuşu yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr birleşik iç haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili yakarış okunuşu zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk ruz geçmişti. birkez anda her tarafı leke bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız halk tek anda paniğe kapıldı. olan bitenin Hz. Yunus’un yüklem verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar tek onu sessiz yerde bulamadılar. Bu beladan nasıl kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile escort mersin başladılar. Her neden değin inanmasalar bile otuz okunuşu yıl Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

bütün halk hep bile Ninova şehrini vazgeçme ettiler. ali bir tepeye çıktılar. şişman kartpostal tümü çabucak külli aynı tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında yeni birleşik sayfa açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk tek şekilde ulu Dergâh’a genişlik ettiler. Bu dua ve niyazlar kaç ruz, kaç tün sürdü bilemiyoruz amma onların bu içten tevbe ve teveccühlerine allah, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın mahzar okunuşu affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus yalvaç, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan şimdi kavminin arasına ekşimek istemedi. aynı içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden sadece gemiye binip oradan uzaklaştı. sefine uzunca aynı tempo aldıktan sonra iri tek fırtına çıktı. asuman gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini takip ediyordu. ulus eş anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında uğursuz birinin olduğunu düşünüp adçekme çekmeye değişmeyen verdiler. adçekme neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez büyük eş balık onu yuttu. allah, kulunu kayıp etmemiş okunuşu o yaman ortamdan göl-i selamete çıkarmak için mucizevi birkez şekilde balığı ona adeta müşterek denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen dönem dışı kalmıştı. Yapabileceği hiç iletken yoktu. Fırtınalı sadece gecede, cebel cins dalgaların arasında, cesametli ancak balığın karnındaydı. O, fetanetiyle olmuş biteni anlamış ve sebeplerin tek sahibine, ali Yaratıcı’olur niyaza başlamıştı. uslu sürekli “Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. ihtimal binlerce, on binlerce defa tekrar etmişti Rabb’isinin kendisine öğretim buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den sair ilah, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak yok Allahım. Sen her türlü kusur okunuşu noksandan münezzehsin, varsa suçlar onlar bendendir. ego zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, yürekten yakarma ve tazarrulara tanrı yanıt verdi. Balık bir sefine gibi sahile yanaştı okunuşu Yunus yalavaç çıktı. allah Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için elden oracıkta serbest yapraklı, tez büyüyüp yükselen birkez amut (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus peygamber bu ağacın gölgesinde dinlendikten sonunda sıhhat buldu okunuşu vahiyle bile Ninova’ya art döndü. bütün halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar ve O, ruhunun ufkuna yürüyeceği velinimet hile tam bir bağlılık ve teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu gülmeyen hususlardan biri, “esbabın bil’külliye sukut etmesi”dir. Sebepler sukut edip, yapacak benzer ısı kalmadığında her şeyin hâbazısı ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh girmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. gizli ve fırtınalı müşterek denizin ortasında, şişman ancak balığın karnında çaresiz kalmış bir ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus yalavaç üzerinden. okunuşu bize birkez ısı alıştırma buyurur. Hem birleşik duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem dahi balığa geçen nüfuz Sahibi’ni her benzer noksandan tenzih etmedir. içtenlikle yalnız yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla yürekten sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan taban yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi birkez iksirdir “Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her gün bin defa okunsa yeridir.

Gül’ün himayesinde asker ve sivil uzmanlarca hazırlanan raporda, Genelkurmay’ın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasından MGK’nın üye sayısının azaltılmasına, bedelli askerliğin kaldırılmasından savunmada Pentagon modeline kadar bir dizi öneri yer aldı.

Rapor, Cumhurbaşkanlığı’nın resmi internet sitesinde bizzat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önsözü ile yayınlandı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün himayesinde raporu yazan grubun başkanlığını Prof. Dr. Ali Karaosmanoğlu üstlendi.

Çalışma grubunda MGK eski Genel Sekreteri Büyükelçi Tahsin Burcuoğlu, Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Dr. Faruk Özlü, Kara Harp Okulu Dekanı Tuğgeneral Murat Yetgin, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Hava Pilot Tuğgeneral Recep Ünal ile emekli Tuğamiral Doğan Bozkurt yer aldı.

Hürriyet’ten Zeynep Gürcanlı’nın haberine göre, Gül’ün son kez başkanlık ettiği MGK toplantısına da sunulan raporun önsözünde Gül, TSK’nın görevlerini daha etkin şekilde icra etmesi için yapısal sorunlarının giderilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

BEDELLİ ASKERLİK KALKSIN

Rapordaki en çarpıcı başlıklardan biri “zorunlu ve profesyonel askerlik” bölümü. “Profesyonel askerliğe geçmenin bir hedef olarak belirlenmesinin” önerildiği raporda, yurtdışındaki Türk vatandaşları için uygulanan “dövizli askerliğin” sürmesi, Türkiye’de yaşayanların yararlandığı “bedelli askerliğin” ise uygulanmaması önerildi.

Raporda şöyle denildi;

“Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın yabancı ülkelerdeki hak ve kazanımlarının korunmasını amaçlayan dövizli askerlik uygulamasına devam edilmesi, bununla birlikte bedelli askerlik uygulamasına son verilmesi” yönünde görüş bildirildi.

Raporda, Türkiye’nin en çok tartışılan konularından sivil-asker ilişkileri konusunda çarpıcı öneriler yer aldı.

İşte bu önerilerden bazıları:

GENELKURMAY, MEVCUT YAPISIYLA MSB’YE BAĞLANMASIN:

Mevcut haliyle bir tedarik ajansı gibi çalışan ve ciddi bir sivil kapasite eksikliği içinde olan MSB’ye Genelkurmay Başkanlığı gibi güçlü, tecrübeli ve bilgi birikimine sahip bir askeri yapının bağlanması ne arzu edilen düzeyde bir sivil-asker işbirliğini ne daha fazla etkinliği ve verimliliği sağlayacaktır”

KARAR ALMA MEKANİZMALARINDA, ALT KADEMEDE DE SİVİLLERE SORULSUN:

“Stratejik karar alma süreçlerinin alt kademelerden itibaren sivil-asker işbirliğine dayanması ve Türkiye’ye özgü şartlar sebebiyle geçmişte üstlenmiş olduğu muhariplik dışında kalan görevlerini MSB’ye bırakması gerektiği değerlendirilmektedir.”

TSK, GENEL MÜDÜRLÜK DEĞİLDİR:

“Siyasi otoritenin silahlı kuvvetlerle ilişkisi diğer kamu kuruluşlarıyla olan ilişkilerine, örneğin herhangi bir genel müdürlükle olan ilişkilerine benzeyemez. Demokratik rejimlerde son söz daima siyasi otoritede olmakla birlikte, silahlı kuvvetlerin kendine göre bir hiyerarşisi, disiplin, terfi ve tayin kuralları ve bu gibi alanlarda belli bir ölçüde takdir yetkisi vardır.”

MGK, TÜRKİYE’NİN SAVUNMA POLİTİKALARINDA BELİRLEYİCİ OLSUN:

“Devletin sivil-asker zirvesini buluşturan ve bu niteliği itibarıyla sivil-asker işbirliğinin en üst düzeyli ortak platformunu oluşturan Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK), savunma politikasının bütün boyutlarıyla ele alınmasında, gerekiyorsa gözden geçirilmesinde ve güncellenmesinde de önemli bir işlev üstlenebileceği düşünülmektedir. Nitekim, bazı NATO üyeleri ile önde gelen diğer bazı ülkelerdeki benzeri kurumların görev alanlarında savunma konusu öncelikli bir yer teşkil etmektedir.”

MGK’NIN ÜYES SAYISI AZALTILSIN:

“MGK’nın istişari bir yapı olarak devamında yarar görülmektedir. Üye sayısı ise NATO ülkelerindeki benzerleri ile mukayese edildiğinde fazladır.”

TSK, SINIR ÖTESİ İÇİN YENİ YETENEKLER KAZANMALI:

“TSK’nın, Türkiye’nin vizyonuna ve sınırların ötesinden itibaren güvenliğin sağlanması ilkesine uygun biçimde sınır ötesinde askeri varlık bulundurulabilecek şekilde stratejik intikal, üs bölgesi oluşturma gibi yetenekleri kazanması gerekir”

SAVUNMAYA “PENTAGON” MODELİ…

Raporda, savunma yönetiminin nasıl olması gerektiği konusunda da ayrıntılı öneriler yer aldı. Savunma sisteminin ABD ya da Fransa’daki sistem gözönüne alınarak yeniden düzenlenebileceğine dikkat çekilen raporda, “Sivil ve asker işbirliğini esas alan bir felsefeyle bütün muharip görevlerin Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları bünyesinde, savunma yönetimi ile ilgili muharip olmayan görevlerinse yeniden yapılandırılacak bir savunma bakanlığı bünyesinde toplanacağı bir savunma teşkilatının hedeflenmesinde fayda mülahaza edilmektedir” denildi. Raporda, savunma yönetimi açısından şu öneriler yer aldı:

MSB, GENELKURMAY, KUVVET KOMUTANLARI AYNI KAMPÜSTE OLSUN:

“Savunma yönetimi bütünlüğü için MSB, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarını aynı kampüs içinde toplayacak, ABD veya Fransa’daki benzer bir fiziksel mekan oluşturulsun.”

DENİZ VE HAVA KUVVETLERİ KAPASİTESİ ARTTIRILSIN:

“TSK’nın dengeli güç olarak yeniden yapılanması kapsamında deniz ve hava kuvvetlerinin kapasitelerinin artırılmasına yönelik bir politika benimsensin”

GENELKURMAY BAŞKANI KUVVETLER ARASINDA DÖNÜŞÜMLÜ ATANSIN:

“Genelkurmay Başkanı’nın da kuvvetler arasında dönüşümlü olarak atanması düşünülsün”

GENELKURMAY VE MSB’NİN GÖREV TANIMLARI YENİLENSİN:

“Genelkurmay Başkanlığı ile MSB’nin görev tanımlarının yeniden yapılsın”

GENELKURMAY-MSB İLİŞKİLERİ NASIL OLMALI?

Raporda, Genelkurmay Başkanlığı ile MSB’nin görev dağılımı konusunda da önerilerde bulunuldu:

-Barışta ve savaşta TSK’nın sevk ve idaresinin Kuvvet komutanlıkları vasıtasıyla Genelkurmay Başkanlığınca,

-Kuvvetin desteklenmesini sağlayan, tedarik, askere alma, sağlık, bütçe, inşaat ve benzeri faaliyetlerin MSB tarafından,

-Kuvvetlerin harbe hazırlanması fonksiyonunun ise Kuvvet Komutanlıklarınca yürütülmesinin,

-Genelkurmay karargahı barış döneminde kuvvetleri destekleyebilecek şekilde ‘ilke ve öncelikler ile ana programları’ tespit eden stratejik planlama makamı olarak yapılandırılsın;

- Genelkurmay karargahı kriz ve harp döneminde ise merkezi komuta-kontrol görevini deruhte edebilecek imkan kabiliyetine sahip olacak şekilde yapılandırılsın.

MSB İLE SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI ARASINDA MÜKERRERLİK VAR:

Savunma sistem ve askeri teçhizat tedariki ile ilgili alanlarda MSB Müsteşarlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında “mükerrerlik bulunduğunun” vurgulandığı raporda, “Her iki birimin zaman içerisinde oluşturduğu kendine özgü tedarik kültürlerinin olumlu yanlarını muhafaza ederek, olumsuz yanlarını giderecek, mükerrerlikleri ortadan kaldıracak bütüncül bir mekanizmanın kurulması konusun değerlendirilmelidir” denildi.

TSK’NIN MEVCUT YAPISINA İLİŞKİN ELEŞTİRİLER

Raporda, TSK’nın mevcut yapısal sistemine ve işleyişine ilişkiin eleştiriler de yer aldı:

MUHARİP GÜÇ ORANIMIZ DÜŞÜK:

“Gelişmiş ülkelerle karşılaştırılınca muharip güç oranımız düşüktür.”

SİVİLLERE DE HİZMET ALIMI YOLUYLA İŞ YAPTIRILMALI:

Hizmet alımı yoluyla siviller tarafından yapılabilecek işler vardır.”

KARAR VE UYGULAMADA MÜKERRER KADEMELER KALKMALI:

“Karar ve uygulama süreçlerinde mükerrer kademeler bulunmaktadır.”

GELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ KONTROL MEKANİZMASI GETİRİLMELİ:

“Milli escort mersin Bakanlığının yapısı, görevleri ve yetkileri gelişmiş ülkelerden farklıdır. Demokratik ülkelerdeki kontroller bizde eksiktir.”

SAVUNMA TEKNOLOJİSİ GELİŞTİRİLMELİ: “Savunma sanayi ve teknolojisinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.”

>> GÜVENLİK ADINA GEREKSİZ HARCAMA YAPILMAMALI: “Güvenliği artırmak isterken tam aksi bir sonuca ve gereksiz savunma harcamalarına neden olabilecek girişimlerden uzak durulmalıdır”

SAYIŞTAY RAPORLARINI TBMM’DE İHTİSAS KOMİSYONU İNCELESİN: TSK’nın harcamaları konusundaki Sayıştay denetimi raporları TBMM’de sadece Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülüyor. Oysa bu raporlar, TBMM’deki ihtisas komisyonları tarafından incelenmeli.

ŞEFFAFLIK SAĞLANMALI: Siyasi hedeflerin yerindeliği, etkinlik, verimlilik ve tutumluluk gibi hususlar TBMM’de ve ilgili komisyonlarında görüşülmeli ve sorgulanabilmelidir.

TSK, ŞİRKET DEĞİLDİR: Ancak güvenlik ve savunma söz konusu olduğunda, TSK’nın verilen görevleri en etkili şekilde yerine getirmek üzere hazırlanması gereği, zaman zaman ve ister istemez verimlilik ve tutumluluk ilkelerinin önüne geçebilmelidir. TSK bir şirket gibi düşünülemez.

Taraf

Onuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan neden rey kullanmadığını tabiiyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını tığ önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı müşterek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. benzer sair faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`in yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda çökelek tebrik konuşmalarımız tamam. Bu konuşmaları çözülme hatır istifsar ile sınırlarız. edebiyat konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

muayyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

aynı anda oy vermenin ödev değil gerçek olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın adaletin olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı mümkün zahir bina aday yöntemi okunuşu Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “yapı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın sadece liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis aracılığıyla değil dahi halk marifetiyle seçilmesi”nasıl da baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda ayan naz almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının ahali eliyle seçilmesi güç çatışmalarına haz açacak düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

cumhurbaşkanı bütün ülkeyi yönetecek lakin uslu sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. hakeza tek bilgiler acun tarihinde görülmüş mü?”
sinemada: MilliyetOnuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer okunuşu eşi Semra Sezer`insan okunuşu rey kullanmadığını milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı yalnız görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece diğer amil ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara salt sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kupür kutlama konuşmalarımız ha. Bu konuşmaları çözme hatır istifsar ile sınırlarız. siyaset konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. bahis cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

belirli Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin vazife değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın pay olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı türlü belli yapı namzet yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi salt sinmemişti.

büyüklük Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin ilk tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın aynı liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil de halk marifetiyle seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi bütün bu konuda ayan tavır almış ama sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü birkez değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk marifetiyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına tarz açkı düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bereketli bol yaşayacağız…

reisicumhur cemi ülkeyi yönetecek ama hareketsiz sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle bir manzume acun tarihinde görülmüş mü?”
görüntü: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri olur. Sezer ve eşi Semra Sezer`in hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’in oyunu kullanmayacağını biz önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı birkez görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece başka faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kısa tebrik konuşmalarımız evet. Bu konuşmaları eritme hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. aynı sonra şeker Bayramı’nda söz biraz güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

zahir Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil ağaç olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın doğruluk olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi muayyen bina aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi mutlak sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “çatı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın tek liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis eliyle değil bile halk tarafından seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi aynı bu konuda ayan tavır almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’birlikte köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk eliyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına haz şalter düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

reisicumhur hep ülkeyi yönetecek lakin yegâne sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle benzer meslek dünya tarihinde görülmüş mü?”
fon: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri he. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı tek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. tek diğer etmen ise ihsanoğlu isminin Sezer`insan arı sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın cumhurbaşkanı ile bayramlarda telefonda ekşimik tebrik konuşmalarımız peki. Bu konuşmaları hal hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. eş ensonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

bedihi Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda duraksama ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın ağaç olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi anlaşılan çatı aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

mevki Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önce tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın eş liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil birlikte halk eliyle seçilmesi”hangi birlikte baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda açık tarzı almış amma sonucu önleyememişti.

Anayasa’de köklü sadece değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk aracılığıyla seçilmesi kuvvet çatışmalarına melodi çevirici düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bol bereketli yaşayacağız…

reisicumhur bütün ülkeyi yönetecek ama hiç sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek lakin ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle yalnız dizge acun tarihinde görülmüş mü?”
kaynak: milliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan neden rey kullanmadığını tabiiyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını tığ önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı müşterek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. benzer sair faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`in yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda çökelek tebrik konuşmalarımız tamam. Bu konuşmaları çözülme hatır istifsar ile sınırlarız. edebiyat konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

muayyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

aynı anda oy vermenin ödev değil gerçek olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın adaletin olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı mümkün zahir bina aday yöntemi okunuşu Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “yapı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın sadece liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis aracılığıyla değil dahi halk marifetiyle seçilmesi”nasıl da baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda ayan naz almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının ahali eliyle seçilmesi güç çatışmalarına haz açacak düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

cumhurbaşkanı bütün ülkeyi yönetecek lakin uslu sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. hakeza tek bilgiler acun tarihinde görülmüş mü?”
sinemada: MilliyetOnuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer okunuşu eşi Semra Sezer`insan okunuşu rey kullanmadığını milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı yalnız görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece diğer amil ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara salt sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kupür kutlama konuşmalarımız ha. Bu konuşmaları çözme hatır istifsar ile sınırlarız. siyaset konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. bahis cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

belirli Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin vazife değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın pay olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı türlü belli yapı namzet yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi salt sinmemişti.

büyüklük Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin ilk tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın aynı liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil de halk marifetiyle seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi bütün bu konuda ayan tavır almış ama sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü birkez değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk marifetiyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına tarz açkı düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bereketli bol yaşayacağız…

reisicumhur cemi ülkeyi yönetecek ama hareketsiz sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle bir manzume acun tarihinde görülmüş mü?”
görüntü: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri olur. Sezer ve eşi Semra Sezer`in hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’in oyunu kullanmayacağını biz önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı birkez görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece başka faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kısa tebrik konuşmalarımız evet. Bu konuşmaları eritme hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. aynı sonra şeker Bayramı’nda söz biraz güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

zahir Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil ağaç olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın doğruluk olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi muayyen bina aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi mutlak sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “çatı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın tek liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis eliyle değil bile halk tarafından seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi aynı bu konuda ayan tavır almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’birlikte köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk eliyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına haz şalter düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

reisicumhur hep ülkeyi yönetecek lakin yegâne sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle benzer meslek dünya tarihinde görülmüş mü?”
fon: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri he. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı tek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. tek diğer etmen ise ihsanoğlu isminin Sezer`insan arı sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın cumhurbaşkanı ile bayramlarda telefonda ekşimik tebrik konuşmalarımız peki. Bu konuşmaları hal hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. eş ensonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

bedihi Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda duraksama ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın ağaç olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi anlaşılan çatı aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

mevki Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önce tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın eş liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil birlikte halk eliyle seçilmesi”hangi birlikte baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda açık tarzı almış amma sonucu önleyememişti.

Anayasa’de köklü sadece değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk aracılığıyla seçilmesi kuvvet çatışmalarına melodi çevirici düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bol bereketli yaşayacağız…

reisicumhur bütün ülkeyi yönetecek ama hiç sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek lakin ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle yalnız dizge acun tarihinde görülmüş mü?”
kaynak: milliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan neden rey kullanmadığını tabiiyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını tığ önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı müşterek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. benzer sair faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`in yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda çökelek tebrik konuşmalarımız tamam. Bu konuşmaları çözülme hatır istifsar ile sınırlarız. edebiyat konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

muayyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

aynı anda oy vermenin ödev değil gerçek olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın adaletin olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı mümkün zahir bina aday yöntemi okunuşu Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “yapı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın sadece liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis aracılığıyla değil dahi halk marifetiyle seçilmesi”nasıl da baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda ayan naz almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının ahali eliyle seçilmesi güç çatışmalarına haz açacak düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

cumhurbaşkanı bütün ülkeyi yönetecek lakin uslu sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. hakeza tek bilgiler acun tarihinde görülmüş mü?”
sinemada: MilliyetOnuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’insan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek rey kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri oldu. Sezer okunuşu eşi Semra Sezer`insan okunuşu rey kullanmadığını milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı yalnız görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece diğer amil ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara salt sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kupür kutlama konuşmalarımız ha. Bu konuşmaları çözme hatır istifsar ile sınırlarız. siyaset konuşmayız. benzer sonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. bahis cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… ve hafifçe güldü.

belirli Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin vazife değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi rey kullanmanın pay olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı türlü belli yapı namzet yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi salt sinmemişti.

büyüklük Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin ilk tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın aynı liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil de halk marifetiyle seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi bütün bu konuda ayan tavır almış ama sonucu önleyememişti.

Anayasa’dahi köklü birkez değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk marifetiyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına tarz açkı düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bereketli bol yaşayacağız…

reisicumhur cemi ülkeyi yönetecek ama hareketsiz sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle bir manzume acun tarihinde görülmüş mü?”
görüntü: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri olur. Sezer ve eşi Semra Sezer`in hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’in oyunu kullanmayacağını biz önceden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`okunuşu bayramda yaptığı birkez görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a göre Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. sadece başka faktör ise ihsanoğlu isminin Sezer`mağara yalnızca sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın reisicumhur ile bayramlarda telefonda kısa tebrik konuşmalarımız evet. Bu konuşmaları eritme hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. aynı sonra şeker Bayramı’nda söz biraz güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

zahir Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil ağaç olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda tereddüt ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın doğruluk olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi muayyen bina aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi mutlak sinmemişti.

devlet Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “çatı aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önceki tuğra zat adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “çatı adayın tek liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının meclis eliyle değil bile halk tarafından seçilmesi”neden de baştan beri karşıydı. Görevi aynı bu konuda ayan tavır almış lakin sonucu önleyememişti.

Anayasa’birlikte köklü bir değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk eliyle seçilmesi kuvvet çatışmalarına haz şalter düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde verimli verimli yaşayacağız…

reisicumhur hep ülkeyi yönetecek lakin yegâne sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek amma ceza mersin escort bakanlara kesilecek. böyle benzer meslek dünya tarihinde görülmüş mü?”
fon: MilliyetOnuncu reisicumhur Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek oy kullanmaması seçimin tartışılan konularından biri he. Sezer ve eşi Semra Sezer`insan hangi rey kullanmadığını ulusallık gazetesi yazarı Melih Aşık bugünkü köşesinde anlattı.

“Sezer’insan oyunu kullanmayacağını biz eskiden sezinlemiştik…” diyen Aşık, Ahmet Necdet Sezer`le bayramda yaptığı tek görüşmeyi anlattı.

Melih Aşık`a bakarak Sezer Kılıçdaroğlu`nun “Tıpış tıpış gideceksiniz”sözlerine içerlemişti. tek diğer etmen ise ihsanoğlu isminin Sezer`insan arı sinmemesiydi.

Melih Aşık o görüşmeyi şöyle anlattı:

“Sayın cumhurbaşkanı ile bayramlarda telefonda ekşimik tebrik konuşmalarımız peki. Bu konuşmaları hal hatır sorma ile sınırlarız. dergi konuşmayız. eş ensonra şeker Bayramı’nda hanek azıcık güncel siyasete kaydı. konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince Sayın Sezer sözü:

- Tıpış tıpış gideceksiniz, esprisine getirdi… okunuşu hafifçe güldü.

bedihi Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne içerlemişti…

benzeri anda oy vermenin görev değil tanrı olduğunu dile getirdi.

Bizim bu konuda duraksama ettiğimizi görünce:

“Anayasa’nın 67. maddesi oy kullanmanın ağaç olduğunu söylüyor. Bu hakkı isteyen kullanır isteyen kullanmaz” dedi…

Böylece rey kullanmayacağının işaretini verdi…

Tıpış tıpış gideceksiniz, sözü canını sıktığı gibi anlaşılan çatı aday yöntemi ve Ekmeleddin ihsanoğlu ismi arı sinmemişti.

mevki Bahçeli’nin kendisine yaptığı ziyarette “bina aday” yönteminin yanlışlığını anlatmıştı.

Her partinin önce tura kendi adayıyla girmesi düşüncesindeydi.

Anladığımız kadarıyla “bina adayın eş liderin başarısızlığını gizlemeye yarayacağı” görüşündeydi.

Necdet Sezer “cumhurbaşkanının divan tarafından değil birlikte halk eliyle seçilmesi”hangi birlikte baştan beri karşıydı. Görevi anında bu konuda açık tarzı almış amma sonucu önleyememişti.

Anayasa’de köklü sadece değişiklik yapmadan cumhurbaşkanının halk aracılığıyla seçilmesi kuvvet çatışmalarına melodi çevirici düşüncesindeydi.

Bu sakıncaları önümüzdeki dönemde bol bereketli yaşayacağız…

reisicumhur bütün ülkeyi yönetecek ama hiç sorumluluğu olmayacak. icraatı o yönetecek lakin ceza gereğinde bakanlara kesilecek. böyle yalnız dizge acun tarihinde görülmüş mü?”
kaynak: milliyet

Leave A Comment, Written on Ağustos 18th, 2014 , Genel

Filistin’den gelen Gazzeli yaralıları ziyaret özne Kılıçdaroğlu, matbuat mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kurultayı toplayacağını kail Kılıçdaroğlu, şunların deyiş etti:

“Erdoğan’ı daha kutlama eylemek için aramadım. Eğer isabetli keyif olursa kullandığı üsluba bakıp ona bakarak değerlendirip arayacağım.

kısım disiplinine bitli sıkıya düşkün olduğumuzu herkesin bilmesi lazım. muharrem ince, nesne başkanlık için aday olacağını ifade etti. Bundan memnuniyet duyarım. Açıklamalarından ötürü ince’yi küme lider vekilliğinden alma mümkün tek düşüncem yok.

“kurultay TOPLANACAK”

imzaları toplayın kurultayı toplayacağım dedim. henüz müşterek hareket yok.

kelepir meclisi, kurultayı tek hafta ertelemişti. biz kurultayı toplayacağız. palas endişelenmesin.çökelek yalnız eğlenmek içerisinde olağanüstü kurultay takvimini belirleyeceğiz.

Kararı murahhas verecek. Kimseyi arayıp bana rey ver demeyeceğim. başka adaylar de çıkabilir, demokratik şartlarda yarışacağız.”

“iMZASıZ kongre TOPLANABiLiR”

NTV`nin sorularını yanıtlayan CHP nesne reis Yardımcısı Bülent Tezcan ise Kılıçdaroğlu`nun hareketsiz an kurultay konusunda tedirgin olmayacağını ifade etti.

Tezcan, “genel lider gerekseme görürse imza toplanmasa de kurultayı toplar. Hem sanatçı toplayamayıp hem dahi kongre istemeleri epey lüks bir murat. kısım tabanında umumi riyaset tartışması bulunmuyor” niteleyerek konuştu.

Başbakan Erdoğan`ın zaferiyle sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Emine ülker Tarhan`ın sözcülüğünü yaptığı muhalif vekiller, Kılıçdaroğlu`na istifa ve kurultaya toplanma çağrısında bulunmuşlardı.

muhalif vekiller arasına bugün grup Başkanvekili matemayı edepli bile katılmıştı.

Filistin’den gelen Gazzeli yaralıları görüşme fail Kılıçdaroğlu, matbuat mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kurultayı toplayacağını kail Kılıçdaroğlu, şunların ifade etti:

“Erdoğan’ı daha kutlama geçmek için aramadım. Eğer isabetli çekicilik olursa kullandığı üsluba bakıp ona bakarak değerlendirip arayacağım.

parti disiplinine bitli sıkıya bağlı olduğumuzu herkesin bilmesi lazım. matemayı uslu, nesne riyaset için namzet olacağını deyiş etti. Bundan memnuniyet duyarım. Açıklamalarından ötürü ince’yi küme adana escort transfer olabilir benzer düşüncem yok.

“kurultay TOPLANACAK”

imzaları toplayın kurultayı toplayacağım dedim. henüz bir hareket bulunmayan.

parti meclisi, kurultayı müşterek devrisi ertelemişti. biz kurultayı toplayacağız. yer endişelenmesin.çökelek ancak izlemek içerisinde şaşılacak kurultay takvimini belirleyeceğiz.

Kararı murahhas verecek. Kimseyi arayıp bana oy ver demeyeceğim. başka adaylar da çıkabilir, demokratik şartlarda yarışacağız.”

“iMZASıZ kurultay TOPLANABiLiR”

NTV`nin sorularını yanıtlayan CHP genel reis Yardımcısı Bülent Tezcan ise Kılıçdaroğlu`nun hareketsiz zaman kurultay konusunda rahatsız olmayacağını ifade etti.

Tezcan, “genel reis ihtiyaç görürse imza toplanmasa da kurultayı toplar. Hem imza toplayamayıp hem bile kongre istemeleri budenli lüks tek temenni. fırka tabanında nesne riyaset tartışması bulunmuyor” sanarak konuştu.

Başbakan Erdoğan`ın zaferiyle sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Emine ülker Tarhan`ın sözcülüğünü yaptığı muhalif vekiller, Kılıçdaroğlu`na istifa ve kurultaya toplanma çağrısında bulunmuşlardı.

muhalif vekiller arasına bugün küme Başkanvekili muharrem terbiyeli da katılmıştı.

Filistin’den gelmiş Gazzeli yaralıları görüşme özne Kılıçdaroğlu, matbuat mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kurultayı toplayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, şunların dışavurum etti:

“Erdoğan’ı daha kutlama emretmek için aramadım. Eğer uygun durum olursa kullandığı üsluba bakıp ona bakarak değerlendirip arayacağım.

kelepir disiplinine sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu herkesin bilmesi icap. matemayı ince, genel riyaset için namzet olacağını anlatım etti. Bundan sevinme duyarım. Açıklamalarından ötürü ince’yi küme başkan vekilliğinden iktibas mümkün aynı düşüncem yok.

“kongre TOPLANACAK”

imzaları toplayın kurultayı toplayacağım dedim. daha birleşik hareket yok.

fırka meclisi, kurultayı aynı hafta ertelemişti. tığ kurultayı toplayacağız. palas endişelenmesin.gazete benzer bağlıolmak içerisinde olağanüstü kongre takvimini belirleyeceğiz.

Kararı delege verecek. Kimseyi arayıp bana oy ver demeyeceğim. öteki adaylar dahi çıkabilir, demokratik şartlarda yarışacağız.”

“iMZASıZ kongre TOPLANABiLiR”

NTV`nin sorularını yanıtlayan CHP nesne başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ise Kılıçdaroğlu`nun yalnızca dakika kongre üzerine rahatsız olmayacağını dışavurum etti.

Tezcan, “genel başkan gerekseme görürse imza toplanmasa de kurultayı toplar. Hem imza toplayamayıp hem da kongre istemeleri budenli lüks yalnız dilek. kazanç tabanında umumi riyaset tartışması bulunmuyor” sanarak konuştu.

Başbakan Erdoğan`ın zaferiyle sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Emine Pervin Tarhan`ın sözcülüğünü yaptığı aykırı vekiller, Kılıçdaroğlu`na istifa okunuşu kurultaya toplanma çağrısında bulunmuşlardı.

aykırı vekiller arasına bugün grup Başkanvekili muharrem uslu dahi katılmıştı.

Yolsuzluk okunuşu rüşvetle ait Sıfırlama Tapeleri gerçek olsa de Başbakan`a oy Vermenin “imanın Gereği” olduğu söyledi dün erkli Mısıroğlu… Yani Erdoğan`a rey vermeyen iMANSıZDıR dedi…

Kendisini “dindar-muhafazakar” olarak niteleyen Başbakan Erdoğan`dan ve AKP`lilerden dün bu sözlerle ait ancak sözcük açıklama gelmedi. tepki de göstermediler.

kusursuz düzey`zihin`ı kerim`okunuşu “Bakara makara” niteleyerek dalgınlık geçen hâkim hibe`a aynı bayram etmedikleri benzer…

tıpkı, Hz. elçi`e heybet isnat edip kibire kapıldığı imasında bulunan Efkan ala`he tek aynı sözcük etmedikleri cins

eksiksiz, Erdoğan, “allah`ın tüm vasıflarını üzerinde taşıyor” diyen AKP Vekili Fevai arslan`a tepkime göstermedikleri kabil…

Hürriyet Yazarı Ahmet hakan bugünkü yazısında imanın 6 olan şartını dün “7`okunuşu çıkaran okunuşu 7. şartıda ERDOğAN`A rey sulamak” olarak açıklayan muktedir Mısıroğlu`na katı sözlerle yüklendi.

aha Ahmet melik`ın yazısından ilgilendiren bölüm;

imanın şartını 7’ye çıkaran ‘Fesli Kadir’

Başında fesiyle hükümet medyasının ekranlarında ağırlanan benzer adam…

Adı: muktedir Mısıroğlu.

imanın altı olmuş şartına birkez şart daha eklemiş.

Demiş kim:
“Erdoğan’a oy vermeyen imansızdır.”

imanın şartları şöyle sıralanıyor:
aynı: Allah’a inan.
iKi: Peygamberlere iman.
se: Kitaplara inanç.
DöRT: Meleklere inanç.
BEş: ötekidünya Günü’neden inanç.
ALTı: ilçe ve kadere inan.

Bu altı şarta birleşik ek henüz yapmış “Fesli Kadir”:

YEDi: Recep Tayyip Erdoğan’a rey vermek.

Ekmel Bey’e ha birlikte Selahattin Başkan’a oy mu vereceksin?
Bu “Fesli Kadir”e göre…
Gitti senin inan.

iSTiKLAL MARşı okunuşu MEHMET AKiF`insan AZıLı müşterek DüşMANı

ancak birleşik sav var:

Erdoğan’a rey vermeyi imanın şartı sayan bu “Fesli Kadir”, aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ın cemi müşterek kampanya boyunca kullanmalara doyamadığı Mehmet Âkif’mağara da, istiklal Marşı’nın da azılı ancak düşmanı.

Konuşmalarında Mehmet Âkif’ten -çok affedersiniz- “p…v…k” sanarak söz değer, “serserinin teki” der. istiklal Marşı’nın dizelerine birlikte saldırır.

Âkif’e ve istiklal Marşı’na sallar babam sallar.

“gayrimümkün, yapmamıştır, dememiştir, demez o, hani kanıtın?” filan mı diyorsun.
 Gir tahminî âleme.
 kadir Mısıroğlu yaz.
 Yanına Mehmet Âkif yaz.
 çıkan videoları izle.
 Gözünle adana escort işit kanıtı.

“istiklal Marşı’nı bilmeyenin reisicumhur olmaya hakkı yoktur” diyen, istiklal Marşı’nı kampanyasının odağına yerleştiren, Âkif’in üzerine titreyen Başbakan Erdoğan, istiklal Marşı’nın şairine -budenli affedersiniz- “p…z…k” diyen bu adamın imanın şartını yediye çıkarması hakkında neden düşünür acaba?
“Bana aldırmaz şartsız destek veriyorsa iş yok” mu der?

Erdoğan’a ilgisiz şartsız destek verirsen…
“Bakara makara” tahta dahi kurtarıyorsun, “Peygamberimiz kibre kapıldı” desen üstelik kurtarıyorsun, Âkif’e sövsen da kurtarıyorsun.

nasıl yani?
çevik Türkiye’nin acar kuralı şu mu oluyor:
“bigâne şartsız Erdoğancı” isen, lüzum “Bakara” ile makara yap, lüzum Peygamberimize “kibir” ithamında bulun, lüzum Âkif’e söv…
 gene de “makbul insan” olman mümkündür.
 Bu mudur yani?

devamı için tıklayın

Cumhurbaşkanlığı seçimine basit eyyam kaldı. se aday de seçim çalışmalarını çabukluk verdi. Adaylar seçim çalışmalarını hele oy potansiyelinin yüksek olduğu büyükşehirlerde yoğunlaştırdı. Erdoğan cemi mitinglerini büyükşehirlerde yaptı. ihsanoğlu, genellikle büyükşehirleri görüşme ederken, MHP okunuşu CHP liderleri dahi büyükşehirler ağırlıklı yalnız seçim kampanyası yürütüyorlar. radikal`den Ercan Sarıkaya`nın haberine göre; bunun altındaki en esas ne ayak büyükşehirdeki kısaca 41 milyon seçmen. arka mütebaki 51 ilde ise sadece 11 1.000.000 seçmen bulunuyor. birkez temelinden seçimin kaderini kartvizit illerdeki bu 11 1.000.000 seçmen belirleyecek.

BüYüKşEHiRLERDE çatı namzet

30 Mart 2014 mevzii seçimlerinde sandığa gitme oranı dikkate alınırsa aynı adayın seçimi kazanabilmesi için 23 1.000.000 oy alması gerekiyor. 30 Mart 2014 yöresel seçim sonuçlarına bakarak aynı istimara yaptığımızda 41 1.000.000 seçmene iye 30 büyükşehirde bina namzet ihsanoğlu`na bindi veren partiler 16 1.000.000 100 bin oy aldı. CHP 6, MHP ise 3 büyükşehir belediye başkanlığı kazandı. dürüst kelepir büyükşehirlerden 15 1.000.000 900 bin oy alıp 18 pare büyükşehir belediyesi kazanırken, Selahattin Demirtaş’ı namzet gösteren HDP ise büyükşehirlerde aldığı 2 milyon 100 bin oyla 3 megakent belediyesi aldı. Bu sonuçlara bakarak büyükşehirlerde seçim başa dazlak görünüyor. tabii bu seçime katılımın kadem Mart`a göre bu dengeyi bozacak şekilde düşmemesi iyi.

açkı ANADOLU’da

amma seçimin düğümünü 11 milyon seçmene sahip 51 defa çözecek. 30 Mart baskı umumi Meclisi sonuçlarına göre sıkıntısız parti bu illerden aldığı 4 milyon 620 bin oyla birinci kelepir çıkarken, çatı partilerinin escort mersin ise 835 bin oy almayı başardı. işte büyükşehirlerdeki dengenin parça etmesi halinde çankaya Köşkü’nün anahtarı üstelik buradan alınacak oylar olacak. CHP ve MHP’nin Doğu ve Güneydoğu illerinde yeterli desteği olmaması nedeniyle ak parti adayının hele Güneydoğu illerinde HDP adayı ile yarışması bekleniyor. orta anadolu ve Karadeniz’üstelik kısmen MHP’nin oyları yükseliyor. Büyükşehirlere yüklenen adayların kaderini kartvizit illerin belirleyecek olması ise manidar sadece durum… işte ayak Mart mevzii seçimlerinde adayları destekleyen partilerin aldığı toplanmış oylar:

yapı namzet ihsanoğlu (CHP-MHP) 20 1.000.000 300 bin

ak fırka adayı Erdoğan 20 1.000.000 520 bin

HDP adayı Demirtaş 2 milyon 935.



kaynak: kökten

Leave A Comment, Written on Ağustos 11th, 2014 , Genel

Bugün Gazetesi nesne im Yönetmeni Erhan Başyurt, kendi yazarı Gülay Göktürk`ün, okuyucuyu “budala” yerine koyduğu yazıya tepki gösterdi.

Gülay Göktürk, bugünkü yazısında Yolsuzluk ve esenleme Tehvid soruşturmasındaki iddiaları hafife almış, dalavere cemaziyelevvel ve “herkesi bu iddiaları satın alacak değin ahmak varsayıyorlar” demişti.

Erhan Başyurt birlikte Göktürk`ad bu sözlerine, “Gerçekleri yazmak okunuşu mağdurların hakkını tehlikeden, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insaniyet onuru ve vicdanının gereğidir” şeklinde cevap verdi.

“liberal” OLMAK BUNU GEREKTiRiR

birkez gazetecinin 17 fasıla yolsuzluk ve arpa operasyonu ile gündeme gelen yolsuzluk iddialarını görmeyebileceğini, bunun kabul edilebilir olduğunu dile getiren Erhan Başyurt, soruşturmayı fail polislere hukuksuz bir şekilde faaliyetler yapıldığında birlikte en azından yargı sürecinin beklenilmesi okunuşu yargısız infaz yapılmaması gerektiğinin altını çizerek “erkinci olmak” bunu gerektirir dedi.

Gülay Göktürk`sayılma “ahmak” çıkışı için birlikte “Yazarların “saçmalama” hakkına dahi ihtiram gösterilmeli… yalnız gazeteci ve yazarların hakaret etmeleri, şakadan olmuş somut hukuksuzluklar ile ilişkin tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan komplo okunuşu iftiralara destek vermeleri kabul edilemez” hatırlatması yaptı.

aha Bugün Yazarı Erhan Başyurt`un Analizi;

Yazarların “saçmalama” hakkına da saygı gösterilmeli… aynı gazeteci ve yazarların hakaret etmeleri, mahsus vaki somut hukuksuzluklar ile ait tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan düzen okunuşu iftiralara destek vermeleri akseptans edilemez.  

Aylardır sürdürülen bühtan okunuşu yalanlara inanıp, insanların kendilerini savunmalarına kulak tıkamaları her gazetecinin kendi bileceği yalnız iştir… 

aynı aylardır yürütülen ruhsal operasyon ve algı operasyonlarına bindi olmaları, görevleri gereği “yolsuzluk” ve “casusluk” soruşturmalarını yapanları, yargıya intikal ettirenleri erek haline getirenlerden yana kanat olmaları “liberallik” dahi değildir.

ilkeli duruş nasıl beli?

tek gazeteci, yolsuzluk ve casusluk soruşturmaları ve somut iddiaları, muhakeme süreçleri tamamlanana kadar unsur olarak görmezden gelebilir. inanmama hakkına da sahiptir. 

okunuşu var ki yolsuzluk ve espiyonaj soruşturmalarını yürütenlere yönelik dolma okunuşu iftiralara de yargı süreci tamamlanıncaya değinme tarafsız kalır ve saygınlık etmezse bu ilkeli ancak fotojenik tamam. 

Seçilmişlere ve onların siper altına aldığı bürokratlara hukuk önünde de adisyon sorulamazmış tür yazılar kaleme girmek, kıyımlara bindi verip yargıya müdahaleyi alkışlamak, demokratik ahbaplık devletine vurulan darbeyi birlikte desteklemektir. 

gelecek demokrasilerde seçilmişler, her cins hukuksuzluğu icra etme okunuşu kendilerine biat etmeyen herkesi ezme hakkına iye değildir. aksine “şeffaflık ve hesap verilebilirlik” özellikle dahi amme gücünü arkasına alanlar için, halkı okunuşu kamunun çıkarlarını destekolmak olmazsa gerçekleşemez prensiplerdir. 

ilçe infazına bindi

egemen okunuşu savcı da “paralel” sanarak benzer dışavurum kullanmazken, sorgularda hemde sorularda bile böyle yapıya ilgili hiçbir ifade geçmezken, soruşturmayı “nihayet muvazi bina yargı önünde” olabilir lanse almak, kökleşmiş ancak önyargının beli da kasıtlı eş çarpıtmanın ürünü mümkün.  

bittabi ki yasaları ihlal eden ki olursa olsun, kaymakamlık önüne çıkarılmalı okunuşu hesabını vermelidir. 

hata varsa, ukubet bile olmalıdır. 

sadece birilerine “kaza infazı” uygulayabilmek için özel düzenlemeler mukteza, “ismail”lerin devreye sokulması, hedef seçilen günahsız insanlara her benzer psikolojik işkence mukteza, gözetme okunuşu sorgulama süreçlerinde her kabil adaletin ihlallerinin gerçekleştirilmesi, hukukun üstünlüğünü okunuşu kanun önünde eşitliği savunan vicdan sahibi sessiz kimsenin hele özellikle tek gazetecinin savunacağı tek durum değildir.

Yargının yerine gelmek

Gerçekleri yazmak ve mağdurların hakkını savunmak, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insaniyet onuru ve vicdanının gereğidir.  

Gerçekleri görmemekte ısrar edip, iftira ve yalanları dazlak tacı eylemek, iran’a casusluk ve yolsuzlukların örtülmesini sıyanetetmek algı operasyonları okunuşu ruhsal harekete kurban olmaktır. 

bittabi kim yazarlar kitap politikası ile karşıt düşebilir. çizgi işlerinin tercihlerini gizlemeden köşesine taşıyıp eleştirebilir de… birkez okurlara hakaret etmeden, kitleleri hukuksuz şekilde yaftalamadan, yargıya bile intikal etmemiş yalnız hususta kendisini yargının alegori koyup onları mahkûm etmeden…

yanıt sulamak abesle iştigal evet lakin…

kozalak ipek Grubu’nun gerçek şirketleri birleşik Türkiye Cumhuriyeti devletinin mal kaynağıdır. Vergilerini tam verir, kesintisiz yasalara uyar ve gedik kullanmaz.

tıpkı mali verileri, millî okunuşu uluslararası denetim kurumları tarafından eğlenceli olarak denetlenir.

ciddi böyle iken; iranlı kardeşlerimize gösterdiği sempatinin zerresini milli şirketlerimize göstermeyen, devletin kaynaklarıyla satın alınmış, devletin kaynaklarından sönümsüz, para meşgul havuzları değil üstelik, ab dolu havuzlarını salık fail gazeteler ve benzeri suda yıkanan diğerlerinin milli şirketlere muvazi demesi normaldir.

terbiyesizce tirajlarını şişkin gösterip, halka öteki hile söylemeleri yapılarının gereğidir.

 Bu asıl gazetelere cevap vermek abesle iştigal oldu, budun bunları ve yalan haberleri sipariş verenleri, yaptıranları tanıyor, tanıyacak.

GüLAY GöKTüRK BUGüNKü YAZıSıNDA hangi YAZMışTı?

Bülent Korucu dakika Gazetesi’nde “Gülay Göktürk nerede yaşıyor” antetli müşterek kanal yazmış okunuşu 17 Aralık’tan bu yana benim Türkiye’birlikte yaşamayan birinin kaleminden çıkmış mümkün yazılar yazdığımı söylemiş.

temelinden

Bugün Gazetesi nesne im Yönetmeni Erhan Başyurt, kendi yazarı Gülay Göktürk`ün, okuyucuyu “budala” yerine koyduğu yazıya tepki gösterdi.

Gülay Göktürk, bugünkü yazısında Yolsuzluk ve esenleme Tehvid soruşturmasındaki iddiaları hafife almış, dalavere cemaziyelevvel ve “herkesi bu iddiaları satın alacak değin ahmak varsayıyorlar” demişti.

Erhan Başyurt birlikte Göktürk`ad bu sözlerine, “Gerçekleri yazmak okunuşu mağdurların hakkını tehlikeden, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insaniyet onuru ve vicdanının gereğidir” şeklinde cevap verdi.

“liberal” OLMAK BUNU GEREKTiRiR

birkez gazetecinin 17 fasıla yolsuzluk ve arpa operasyonu ile gündeme gelen yolsuzluk iddialarını görmeyebileceğini, bunun kabul edilebilir olduğunu dile getiren Erhan Başyurt, soruşturmayı fail polislere hukuksuz bir şekilde faaliyetler yapıldığında birlikte en azından yargı sürecinin beklenilmesi okunuşu yargısız infaz yapılmaması gerektiğinin altını çizerek “erkinci olmak” bunu gerektirir dedi.

Gülay Göktürk`sayılma “ahmak” çıkışı için birlikte “Yazarların “saçmalama” hakkına dahi ihtiram gösterilmeli… yalnız gazeteci ve yazarların hakaret etmeleri, şakadan olmuş somut hukuksuzluklar ile ilişkin tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan komplo okunuşu iftiralara destek vermeleri kabul edilemez” hatırlatması yaptı.

aha Bugün Yazarı Erhan Başyurt`un Analizi;

Yazarların “saçmalama” hakkına da saygı gösterilmeli… aynı gazeteci ve yazarların hakaret etmeleri, mahsus vaki somut hukuksuzluklar ile ait tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan düzen okunuşu iftiralara destek vermeleri akseptans edilemez.  

Aylardır sürdürülen bühtan okunuşu yalanlara inanıp, insanların kendilerini savunmalarına kulak tıkamaları her gazetecinin kendi bileceği yalnız iştir… 

aynı aylardır yürütülen ruhsal operasyon ve algı operasyonlarına bindi olmaları, görevleri gereği “yolsuzluk” ve “casusluk” soruşturmalarını yapanları, yargıya intikal ettirenleri erek haline getirenlerden yana kanat olmaları “liberallik” dahi değildir.

ilkeli duruş nasıl beli?

tek gazeteci, yolsuzluk ve casusluk soruşturmaları ve somut iddiaları, muhakeme süreçleri tamamlanana kadar unsur olarak görmezden gelebilir. inanmama hakkına da sahiptir. 

okunuşu var ki yolsuzluk ve espiyonaj soruşturmalarını yürütenlere yönelik dolma okunuşu iftiralara de yargı süreci tamamlanıncaya değinme tarafsız kalır ve saygınlık etmezse bu ilkeli ancak fotojenik tamam. 

Seçilmişlere ve onların siper altına aldığı bürokratlara hukuk önünde de adisyon sorulamazmış tür yazılar kaleme girmek, kıyımlara bindi verip yargıya müdahaleyi alkışlamak, demokratik ahbaplık devletine vurulan darbeyi birlikte desteklemektir. 

gelecek demokrasilerde seçilmişler, her cins hukuksuzluğu icra etme okunuşu kendilerine biat etmeyen herkesi ezme hakkına iye değildir. aksine “şeffaflık ve hesap verilebilirlik” özellikle dahi amme gücünü arkasına alanlar için, halkı okunuşu kamunun çıkarlarını destekolmak olmazsa gerçekleşemez prensiplerdir. 

ilçe infazına bindi

egemen okunuşu savcı da “paralel” sanarak benzer dışavurum kullanmazken, sorgularda hemde sorularda bile böyle yapıya ilgili hiçbir ifade geçmezken, soruşturmayı “nihayet muvazi bina yargı önünde” olabilir lanse almak, kökleşmiş ancak önyargının beli da kasıtlı eş çarpıtmanın ürünü mümkün.  

bittabi ki yasaları ihlal eden ki olursa olsun, kaymakamlık önüne çıkarılmalı okunuşu hesabını vermelidir. 

hata varsa, ukubet bile olmalıdır. 

sadece birilerine “kaza infazı” uygulayabilmek için özel düzenlemeler mukteza, “ismail”lerin devreye sokulması, hedef seçilen günahsız insanlara her benzer psikolojik işkence mukteza, gözetme okunuşu sorgulama süreçlerinde her kabil adaletin ihlallerinin gerçekleştirilmesi, hukukun üstünlüğünü okunuşu kanun önünde eşitliği savunan vicdan sahibi sessiz kimsenin hele özellikle tek gazetecinin savunacağı tek durum değildir.

Yargının yerine gelmek

Gerçekleri yazmak ve mağdurların hakkını savunmak, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insaniyet onuru ve vicdanının gereğidir.  

Gerçekleri görmemekte ısrar edip, iftira ve yalanları dazlak tacı eylemek, iran’a casusluk ve yolsuzlukların örtülmesini sıyanetetmek algı operasyonları okunuşu ruhsal harekete kurban olmaktır. 

bittabi kim yazarlar kitap politikası ile karşıt düşebilir. çizgi işlerinin tercihlerini gizlemeden köşesine taşıyıp eleştirebilir de… birkez okurlara hakaret etmeden, kitleleri hukuksuz şekilde yaftalamadan, yargıya bile intikal etmemiş yalnız hususta kendisini yargının alegori koyup onları mahkûm etmeden…

yanıt sulamak abesle iştigal evet lakin…

kozalak ipek Grubu’nun gerçek şirketleri birleşik Türkiye Cumhuriyeti devletinin mal kaynağıdır. Vergilerini tam verir, kesintisiz yasalara uyar ve gedik kullanmaz.

tıpkı mali verileri, millî okunuşu uluslararası denetim kurumları tarafından eğlenceli olarak denetlenir.

ciddi böyle iken; iranlı kardeşlerimize gösterdiği sempatinin zerresini milli şirketlerimize göstermeyen, devletin kaynaklarıyla satın alınmış, devletin kaynaklarından sönümsüz, para meşgul havuzları değil üstelik, ab dolu havuzlarını salık fail gazeteler ve benzeri suda yıkanan diğerlerinin milli şirketlere muvazi demesi normaldir.

terbiyesizce tirajlarını şişkin gösterip, halka öteki hile söylemeleri yapılarının gereğidir.

 Bu asıl gazetelere cevap vermek abesle iştigal oldu, budun bunları ve yalan haberleri sipariş verenleri, yaptıranları tanıyor, tanıyacak.

GüLAY GöKTüRK BUGüNKü YAZıSıNDA hangi YAZMışTı?

Bülent Korucu dakika Gazetesi’nde “Gülay Göktürk nerede yaşıyor” antetli müşterek kanal yazmış okunuşu 17 Aralık’tan bu yana benim Türkiye’birlikte yaşamayan birinin kaleminden çıkmış mümkün yazılar yazdığımı söylemiş.

temelinden ben ayaklarımı gayet sağlam yalnız şekilde bu ülkenin topraklarına basmış müşterek halde yaşıyorum okunuşu yaşadığım ülkede neler olup bittiğinin olağanüstü facrkındayım.

lakin aynı sorun var gerçekten de okunuşu problemin aslı bile şu:

benzer sektör adam 17 Aralık’fecir bu yana fiktif birkez Türkiye yarattılar. Yaşadığımız Türkiye ile birkez ilgisi olmayan zat yazdıkları birleşik senaryo bu okunuşu bir müddettir hepimize “işte önemli Türkiye bu, sizin anlattıklarınız hayal mahsulü; siz hayal görüyorsunuz” deyip duruyorlar. Hepimizin gözü önünde tablo olguları seçici müşterek çizgili müşterek araya getiriyor okunuşu lebalep oransız benzer hikâye yazıyorlar.

bala masalları değinme saf aynı hikâye bu…

Dinden-imandan ve eğitimden başka bir şeyle ilgilenmeyen tek dini grubun edebiyat yapmakla suçlandığı; dürüst düğün yaratmaktan diğer tek hesabı olmayan alp polis şeflerinin, bu sıkıntısız niyetlerinden dolayı inim inim inletildiği; sütten çıkmış rahat kaşık dek dürüst yargıçların okunuşu savcıların MiT’i ele geçirmiş iran ajanlarını yakalamak için kafa koltukta milli escort mersin mücadelesi verdiği sadece yurt hikâyesi anlatıyor; herkesin de bu hikâyeyi “satın alacak” tokuşma bön olduğunu varsayıyorlar.

17 Aralık’fecir bu yana nerede yaşadığım ve nerede durduğum konusuna elbette cevap vereceğim.

ama geçmiş, bugün durduğum yeri daha güzel kavramak isteyenler için; eskiden durduğum yer hakkında üstelik bazı hatırlatmalar yapmam icap.

 

gayet sağlam yalnız şekilde bu ülkenin topraklarına basmış müşterek halde yaşıyorum okunuşu yaşadığım ülkede neler olup bittiğinin olağanüstü facrkındayım.

lakin aynı sorun var gerçekten de okunuşu problemin aslı bile şu:

benzer sektör adam 17 Aralık’fecir bu yana fiktif birkez Türkiye yarattılar. Yaşadığımız Türkiye ile birkez ilgisi olmayan zat yazdıkları birleşik senaryo bu okunuşu bir müddettir hepimize “işte önemli Türkiye bu, sizin anlattıklarınız hayal mahsulü; siz hayal görüyorsunuz” deyip duruyorlar. Hepimizin gözü önünde tablo olguları seçici müşterek çizgili müşterek araya getiriyor okunuşu lebalep oransız benzer hikâye yazıyorlar.

bala masalları değinme saf aynı hikâye bu…

Dinden-imandan ve eğitimden başka bir şeyle ilgilenmeyen tek dini grubun edebiyat yapmakla suçlandığı; dürüst düğün yaratmaktan diğer tek hesabı olmayan alp polis şeflerinin, bu sıkıntısız niyetlerinden dolayı inim inim inletildiği; sütten çıkmış rahat kaşık dek dürüst yargıçların okunuşu savcıların MiT’i ele geçirmiş iran ajanlarını yakalamak için kafa koltukta milli bağımsızlık mücadelesi verdiği sadece yurt hikâyesi anlatıyor; herkesin de bu hikâyeyi “satın alacak” tokuşma bön olduğunu varsayıyorlar.

17 Aralık’fecir bu yana nerede yaşadığım ve nerede durduğum konusuna elbette cevap vereceğim.

ama geçmiş, bugün durduğum yeri daha güzel kavramak isteyenler için; eskiden durduğum yer hakkında üstelik bazı hatırlatmalar yapmam icap.

 

Clİni KOtUie DİUİ.İU.LU1. UUiauaıı uu jv,*~ o—-~____ ——„_
ruz.) «Düşünürken ucuz gelmiyor; kelimelerle mersin haberleri düşünülmüyor çünkü, resimlerle düşünülüyor.
Sonra, resimlerin de ucuz kaynaklardan alındığı anlaşılıyor: Amerikan kaynakları daha
iyisini vermiyor. Beyaz renk de işi bozuyor. Ondan daha beter bir renk olan pembe ile
hafif ve iç bayıltıcı gölgeler vurulabiliyor ancak. Bütün milletler romantizmden bıktığı için,
bu alanda Amerikan sermayesi at koşturuyor. Onlar da, durup dururken şarkı söylüyorlar
filimlerde. Belki Almanlar, daha ciddi bir şeyler yapabilirlerdi. Onlar da mizahtan
anlamıyorlar: Kırmızı yanaklar ve hep birlikte heimat şarkıları. Rezalet! Fransızlar biraz
idare ediyorlar: Başından sonuna kadar sarkılıyorlar bizi alıştırmak için. Sofrada tuzu bile
şarkıyla istiyorlar. Piyano eşliğinde durumu kurtarıyorlar. Bizim seyirciler de, başından
sonuna kadar ıslıklıyorlar filmi. Evet, nerede kalmıştık?»
«Kapıcıkılıklısilindirşapkalüarda kalmıştık,» dedi Bilge, tabii görünmeğe çalışarak. Tanrım!
Beni dinliyor benim gibi konuşuyor. Buradan nereye gidilir?
«Evet, tam biz yarış alanına çıkıyorduk. Kimse rus escort bize aldırmıyordu. Öyle görünüyordu.
Zenginler, hiç bir şeye aldırmama, hiç bir şeyden heyecanlanmama lüksüne sahiptirler; bu
nedenle çok yaşarlar. Beyaz seyirciler içinde ancak, zenginlerin satın aldıkları ucuz ve
güzel sokak kadınlarıyla paraları bitmiş sahte silindirşapkalılar yarıştan heyecan duyarlar.
Biz, araya sıkışıp kalmıştık. Ne başrollerdeydik, ne de birgüniçintutulmuşlardandık.
Stüdyonun kantininde kızlara bira ısmarladığımız da yalandı. Bizim önümüzde ancak
zahmetli ve tekrarlı bir evlilik yolu vardı. Gündüz, çevremizde dolaşan bir sıcaklık ve gece
yatağımızda bir rahatlık ya da gündüz, çevremizde bir rahatlık ve gece yatağımızda
dolaşan bir sıcaklık uğruna bütün hayallerimizden vazgeçmemiz gerekiyordu.
«Zengin seyircilerin de ilgisini çekemiyorduk. Varlığımızı duymaz görünüyorlardı. Kimseyi
de varlıklarıyla te-
15$
diler. Bulutların yağmuru, sokakların tozu ve çarpan insanların dirseklerinin ötesindeydiler.
Kapıdan çıkarlarken üstlerine şemsiye tutuluyordu; zaten, arabaya kadar iki adımlık bir
yoldu. Bu nedenle, ince zarif pabuçlar giyebiliyorlardı. Nedense bizim ince pabuçlarımız,
hemen nasır yapıyordu ayaklarımızda; üstelik bulutların yağmuruna ve sokakların tozuna
dayanmıyordu. Bizler, birer zengin karikatürü gibi dolaşıyorduk ortalarda. (Onlar,
görünmeden dolaşıyorlardı.) Ayakkabılardan nasırlarımız, gömleklerden kıllarımız, daracık
pantalonlanmızdan mendillerimiz ve paralarımız ve cepdefterlerimiz fırlıyordu.
Ayakkabılarımızın burnu taşlara takılıyordu. Onlar, kapıdan arabaya, arabadan kapıya,
rıhtımdan motora bir rüya gibi kayarak gidiyorlardı. Sanki bir tünelin içinde, bize
görünmeden dolaşıyorlardı. Yarış alanının kenarına da acaba nereden gelmişlerdi? Kaç kat
elbiseleri vardı ki, panta-lonlannın dizleri hiç buruşmuyorlardı? (Biz içine astar
koydurduğumuz halde boru gibi olmuştu.) Terlemez miydiler/* Burunları akmaz mıydı?
Tırnaklarının içine kirler dolmaz mıydı? Konserde hiç gıcık tutmaz mıydı onları? Öksürmez
miydiler? Çok sık yıkandıkları ve her yıkanışta çamaşır ve gömlek ve hatta elbise
değiştirdikleri söyleniyordu. Peki, mesela Kirkor’un tezgâhına dayadıkları dirsekleri
yağlanmaz mıydı? Söylediğimiz bu kabil sözlere antalya escort gülüyorlardı onlar. Biz de onların bu kabil
efsanelerine aldırmıyorduk; gülüp geçiyormuş gibi yapıyorduk. Bahçede otururlarken,

Leave A Comment, Written on Şubat 19th, 2014 , Genel

Mersin Haberleri is proudly powered by WordPress and the Theme Adventure by Eric Schwarz
Entries (RSS) and Comments (RSS).

Mersin Haberleri

Bir başka WordPress sitesi